1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... E. Sayılı dosyası kapsamında davacı müvekkili ..... tarafından davalı ...... Su İşletmeleri A.Ş'ye karşı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça 02/04/2024 tarihinde borca itiraz edildiğini, Bakırköy...... İcra Dairesi'nce 03/04/2024 tarihinde itiraz kabul edildiğini, taraflarınca, işbu davanın açılması için dava şartı olan arabuluculuk yoluna gidildiğini, karşılıklı olarak anlaşılamadığını, bu sebeple davalıya karşı itirazın iptali davası açmak zaruri olduğunu, davalının itirazlarının kabul edilmesi haksız ve hukuka aykırıdır olduğunu, müvekkili, davalı ...... İşletmeleri A.Ş firması ile 2008 yılından beri ticaret yaptığını, ..... Su İşletmeleri A.Ş isimli firmasına 01/01/2003 tarihinde 7 adet 0 KM ..... marka araç taraflarca kiralık sözleşme imzalanarak teslim edildiğini, davalı şirkete teslim edilen araçların 4 tanesi müvekkili ...... üzerinden sözleşme yapılarak teslim edildiğini, kalan 3 tane araç ise başka firma üzerinden teslim edildiğini, müvekkili ile davalı arasında 01/01/2013 tarihinde yapılan sözleşme 24 ay olarak imzalandığını, işbu yapılan sözleşmede araç kira bedellerinin müvekkiline ödenmesi üzerine, müvekkilinin davalıdan almış olduğu ürünlere karşılık cari gelirden düşülmesi üzerine bir sözleşme düzenlendiğini, müvekkili davalıya kalan 36 (18x2) ay kira bedelinin nasıl ödeneceği sorduğunda davalı taraf: ...... Su İşletmeleri A.Ş isimli şirketin merkezinin Konya olduğunu, Konya merkezli şirketten onay alınıp fatura kesileceğini ifade ettiklerini, davalı şirket tarafından müvekkiline karşı, zaman kazanmak ve işi sürüncemede bırakmak amacı ile fatura kesileceğini ifade edilmişse de fatura kesilmediğini ve borcun varlığı inkar edildiğini, müvekkili de artık davalı şirketin fatura kesmemesi, sözünde durmaması ve yapmadığı işleri inkar etmesi neticesinde yine de iyi niyetli bir şekilde davalı ile 15 yıllık ticari geçmişine istinaden alacak kalemlerinin tahsili için hiçbir şekilde dava açmadığını, davalı şirket müvekkili ile yapmış olduğu sözleşmeye istinaden ,..... ve ...... plaka sayılı araçları 18 ay boyunca kullanmış olmasına rağmen, araçların kalan 36 aylık kira bedellerini , (46.728,00 TL) müvekkiline ödemediğini, davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyasına yaptıkları itirazlar haksız, kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına, ayrıca müvekkili davacının alacaklarının tahsil edilmesinin geciktirilmesi amacıyla kötü niyetli olarak itirazlarda bulunulduğunun kabulü ile müvekkili lehine takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi amacıyla işbu davayı açma gereği doğduğunu, açıklanan ve re'sen dikkate alınak nedenlerle; davalı borçlunun Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyasındaki icra takibine yaptığı itirazların iptaline, davalının takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava icra dosyasındaki takibe yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu açıklamalardan sonra somut olayımıza dönecek olur isek, olayımızda uyuşmazlık konusunun kira ilişkisinden kaynaklandığı, kira ilişkisinin davacı beyanından ve dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmeden anlaşıldığı, uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemelerin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla dava hakkında usul yönünden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap