Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/12934
Karar No
K. 2023/5925
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/12934 E.  ,  2023/5925 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/12934
Karar No: 2023/5925
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı (E-Tebligat)
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada … parselde yer alan taşınmazın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi için sunulan bilgi ve belgelerin yeterli olmaması nedeniyle talebin uygun olmadığına, bu nedenle temel rölövesi ve restitüsyon projesinin değerlendirilemeyeceğine ilişkin İstanbul 6 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına karşı yapılan itirazın, anılan parselde yer alan yapının cephe karakterine ilişkin yeterli bilgi ve belge bulunmaması, bu nedenle itiraza konu yapının 2863 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Kanununun 6. maddesi ile Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesindeki kriterleri taşıyıp taşımadığının tespitinin yapılamaması nedeniyle reddine, İstanbul 6 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının geçerli olduğuna ilişkin Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:2022/189 sayılı kararda; İstanbul İli; Üsküdar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada … parselde yer alan, özel mülkiyete ait, “arsa” vasıflı, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile tespit ve ilan edilen Boğaziçi Sit Alanında, aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararı ile belirlenen ve 1/5000 ile 1/1000 ölçekli imar planları ile onaylanan, Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi sınırları içerisinde, Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen koruya katılacak alanda kalan taşınmaza ilişkin temel rölövesi ve restitüsyon projesinin değerlendirilme hususunu konu alan davacının … tarih ve … sayılı başvurusu ve ekleri, taşınmazın 2863 sayılı Yasa kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olup olmadığı hususunu konu alan davacının başvuruları, Müdürlük uzmanları raporu ve işlem dosyası incelenerek, İstanbul 6 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu'nun … tarihli ve … sayılı kararıyla, İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada … parselde yer alan taşınmazın 2863 sayılı Yasa kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi için sunulan bilgi ve belgelerin yeterli olmaması nedeniyle talebin uygun olmadığına, bu bağlamda temel rölövesi ve restitüsyon projesinin değerlendirilemeyeceğine ilişkin karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından yapılan itiraz üzerine Kültür Turizm Bakanlığı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun … tarihli ve … sayılı kararıyla; "... anılan parselde yer alan yapının cephe karakterine ilişkin yeterli bilgi ve belge bulunmaması, bu bağlamda itiraza konu yapının mevzuatta yer alan kriterleri taşıyıp taşımadığının tespitinin yapılamaması nedeniyle reddine, İstanbul 6 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının geçerli olduğuna" karar verildiği ve davacı tarafından anılan koruma yüksek kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada; bir mimar, bir inşaat mühendisi ve bir sanat tarihçisinden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 30/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; restitüsyon projesinde 1. ve 2. katlarında 2’şer oda ve birer orta sofa planlanması suretiyle revizyon yapılması kaydıyla tescil işleminin yapılmasında bir sakınca olmadığı şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği, bilirkişi raporunda; taşınmazın korunması gerekli tescilli eser niteliğinde olduğunun belirtildiği ve aynı zamanda yapının kesin olarak tespit edilemediği belirtildiğinden, çelişkinin giderilmesi, kesin olarak tespit edilemeyen yapının hangi kriterler esas alınarak korunması gerekli tescilli eser niteliğinde olduğu, korunması gerekli tescilli eser olduğu kanaatine varılması durumunda tescil edildikten sonra ihyasının (cephe, kontur, gabari, kullanılan malzeme vs.) mümkün olup olmadığı hususlarında ek bilirkişi raporu düzenlenmesine karar verildiği, 16/12/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda da sonuç olarak; taşınmazın kültür varlığı olarak tescil edilmesi için yeterli veri bulunduğu şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği ancak dava konusu taşınmazda eskiden kalma bir yapıya ait temel taşları dışında arsada bir delil bulunmadığı, Müsakkaf vergisi adı verilen kağıtta ise sadece yapının kaç katlı ve kaç odasının bulunduğuna dair verilerin bulunduğu, bunun dışında yapının görseline, cephe şekline ve dış görünüşüne dair bir verinin bulunmadığı, her ne kadar dosyada geçmiş yıllara ait bir takım fotoğraflar yer almakta ise de, söz konusu fotoğrafların yapıya dair net bir tespit sunamadığı, bir taşınmazın rekonstrüksiyona tabi tutulması için, daha önceden parselde sadece bir yapının varlığının bulunduğunun tespitinin yeterli olmadığı ayrıca yapının tüm görsellerle desteklenerek ilgili döneme ait cephe, balkon, yapılış malzemesi, silüet, çevre yapılarla bütünlük arzedip arzetmediği gibi birçok hususun da bir arada bulunması gerektiği, oysa dava konusu olayda, yapıya ait temel kazısı dışında bir verinin bulunmadığı, dosyada bulunan fotoğrafların ise taşınmazı tanımlayan ve özgüleyen nitelikte bulunmadığı, cephe ve dış görünüşüne dair yeterli veri sunmadığı sonucuna ulaşılmış olup, bilirkişi raporlarına bu nedenle itibar edilmediği belirtilerek dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dosyada yer alan bilirkişi raporlarının ve diğer bilgi ve belgelerin, Mahkemenin dava konusu işlemin iptali yolunda hüküm kurması için yeterli olduğu, bilirkişi raporunun konunun uzmanlarına ilişkin bilimsel görüşleri ihtiva ettiği, hakimin bilirkişi raporu ile bağlı olmayıp, dosya üzerinde yapacağı inceleme ile kanaatini oluşturabileceği ancak dosyada yer alan bilirkişi raporuna aksi yönde karar verecek ise dava konusu olaya ilişkin olarak yeterli teknik donamıma sahip olması gerektiği, teknik bir konuda bilirkişi raporundan farklı bir değerlendirme yapamayacağı, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, dosyada yer alan bilirkişi raporları doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin reddine,

2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:2023/1627 sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.