8. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2021 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında beraat eden sanıklar ... ve ... ile birlikte uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3,4-a, 188/5-birinci cümle, 53 üncü, 54/1-4 ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3-4-a, 52/2-4, 53/1-2-3, 63 üncü ve 54/4 üncü maddeleri gereğince 27 yıl hapis ve 54.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye, sanıklar ... ve ...'in beraatlerine karar verilmiştir. 3. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 04.11.2022 tarihli kararı ile sanık ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri; Suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin koşulları bulunmadığına, hükmolunan cezadan takdiri indirim uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan çalışmalarda, *** plakalı araç ile batı illerine yüklü miktarda uyuşturucu madde sevkiyatı yapılacağı yönünde bilgiler edinilmesi üzerine kolluk görevlilerince 25.02.2021 günü saat 18.20 sıralarında Konya ili Karatay ilçesi ........, Mahallesi ......., Caddesi yolu üzerinde oluşturulan uygulama noktasında içerisinde şüpheliler ..., ... ve ...'in bulunduğu *** plakalı aracın durdurulduğu, araçta yapılan aramada araca zulalanmış şekilde 44 parça halinde toplam daralı ağırlığı 23,432 gram gelen uyuşturucu maddelerden eroin olduğu değerlendirilen maddenin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık ... beyanlarında araçta bulunan uyuşturucudan araçta bulunan diğer kişilerin haberi bulunmadığını ifade etmiştir. Ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, niteliği ve yaklaşık piyasa değeri, alınan kriminal rapor, kolluk tutanakları ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanıklar ...'ın diğer sanıklar ... ve ... ile akraba olduğu, ..... ve ...in kardeş oldukları, sanık savunmaları ve nüfus kayıtları ile sabittir. Sanıkların Hakkari ilinde ikamet ettikleri, .........,'in oğlunun tedavisi için izmir ilinden randevu aldığı ve bu randevu bahanesiyle pandemi koşullarındaki seyahat kısıtlılığını aştığı anlaşılmıştır. ...in araç sahibi olan amcası ...'ten emanet olarak aldığı araca zula diye tabir edilen kısımlar yaptırdığı ve bu kısımlara 44 parça halinde ayrıntıları kriminal rapor ile sabit olan eroin maddesini yerleştirdiği, bu maddenin kolluk güçleri tarafından fark edilmesinin önlenmesi için silikon ve karabiber kullanmak suretiyle üzerini izole ettiği de dosya kapsamında kolluk güçleri tarafından tutulan tutanaklar ve arama sırasında çekilen kısa video kaydından anlaşılmıştır. Sanık ... aşamalarda sürekli savunmaların değiştirmek suretiyle uyuşturucu maddenin önce .....,isimli bir kişiye ait olduğunu, kendisinin akıl hastası olduğunu, sonrasında bu maddenin aydın soyisimli kişilere ait olduğunu, aydın soyisimli kişilerin fotoğraflarının temin edilip sanığa gösterilmesinden sonra ise uyuşturucu maddelerin amcası ....,e ait olduğu, son duruşmada ise yeniden psikolojisinin yerinde olmadığı yönünde savunmalar yapmış olduğu, savunmalarının her aşamada farklı olduğu, sanığın ismini verdiği kişilerin haklarında takipsizlik verildiği ve akıl rahatsızlı bulunmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olduğu anlaşıldığından, sanık savunmalarına itibar edilmemiş ve söz konusu uyuşturucu maddelerin İzmir iline götürülmek üzere sanık ... ...tarafından araca yerleştirildiği, aile görüntüsü verilmek amacıyla kardeşinin söz konusu araca bindirildiği ve yedek şoför olarak akrabası ...'i ikna ettiği mahkememizce sabit görülmüştür. Uyuşturucu maddelerin zulalanmış olması ve dedektör köpek ile bulunmuş olması dikkate alındığında sanıklar ... ve ...'in söz konusu maddelerden haberlerinin olmadığı yönündeki savunmalarına itibar etmek gerekmiştir. Hakkari ilinden temin ettiği uyuşturucu maddeyi amcasından emanet aldığı araca zulalayarak nakleden sanık ... ...'in üzerine atılı eylem mahkememizce sabit görülmüş ve 5237 sayılı Kanun'un 188/3 üncü maddesi uyarınca tecziyesi cihetine gidilmiştir. Sanık ... ...'in söz konusu araca zula yaptığı uyuşturucunun saflık oranı, miktarı, zulalanmış oluşu ve sanığın suç kastının yoğunluğu dikkate alınarak ceza bireyselleştirilirken alt sınırdan uzaklaşılmıştır. Yine sanık ... ...'in naklettiği uyuşturucu maddenin kriminal raporlar ile 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a maddesi kapsamında düzenlenen eroin maddesi olduğu sabit olduğundan aleyhine 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a maddesi kapsamında artırım hükümleri uygulanmıştır. Sanık aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunmamıştır. Beyan ettiği isimlerden ... ve ... isimli kişilerin fotoğrafları temin edilip kendisine gösterildiğinde uyuşturucu maddeyi veren kişinin bu kişiler olmadığını, uyuşturucu maddelerin amcasına ait olduğunu beyan etmiştir. Amcası ... hakkında suç duyurusunda bulunulmuş, bu kişi hakkında takipsizlik kararı verilmiştir. İlk ifadesinde ismi geçen İranlı ...'nun kim olduğunu açıklayamamıştır. Bu haliyle sanık aşamalardaki birbirini doğrulamayan beyanları ile suçunun ya da suç ortaklarının ortaya çıkmasına hizmet etmediğinden lehine etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır. Sanığın pişmanlığına dair son sözünden hariç bir beyanı ya da etkili bir davranışı söz konusu değildir. Bu nedenle sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi hükümleri uygulanmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık savunmaları, arama tutanakları, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, mahkeme kabulüne uygun şekilde sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasını sağlayacak nitelikte beyanının bulunmaması ve arama sonucu ele geçirilen eroin maddesi ile ilgili alınan raporlar ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 04.11.2022 tarihli ve 2022/2846 Esas, 2022/2850 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2024 tarihinde karar verildi. ...

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap