11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul (Kapatılan) 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2015/568 Esas, 2016/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; usule aykırı olan hükmün kaldırılması gerektiğinden kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihinde uyuşturucu ticareti suçundan sanık hakkında yapılan soruşturmada sanığın evinde yapılan aramada suça konu ... adına sahte olarak düzenlenmiş, üzerinde fotoğrafı bulunan 2 adet sürücü belgesinin ve bir adet Hasan Korkmaz adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı bulunduğu, iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık savunmasında ;hakkındaki arama kararları sebebiyle suça konu eşyaları bulundurduğunu, farklı zamanlarda bu belgeleri düzenlediğini bulundurduğunu ikrar etmiştir. 3. Kriminal rapor ile, suça konu sürücü belgelerinin tamamen sahte üretilmiş olduğu, nüfus cüzdanının ise üzerindeki fotoğrafın sökülüp sanığın fotoğrafının konulmak suretiyle düzenlendiği tespitleri yapılmıştır. 4. Mahkemece suça konu eşyalar incelenmemiştir. 5. Yapılan yargılama sonunda gerekçeleri açıklanarak takdiren sanığın alt sınırdan cezalandırılmasına, zincirleme suç hükümleri, takdiri indirim ile sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunması sebebiyle hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair mahkumiyetine ilişkin temyiz incelemesine konu hüküm kurulmuştur. 6. Suça konu eşyaların dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Dosyada aslı bulunan emanet eşyaları üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; üç belgede de fotoğraflar üzerinde soğuk mühür izinin bulunduğu ve düzenlemelerdeki şekil şartlarına uygun olduğu ve belgelerin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu değerlendirilmiştir. 2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. ancak; 4. Sanığın mükerrer olmasına karar verilip hangi hükmün tekerrüre esas alındığının belirtilmemesi karşısında ; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilerek, sanığın sabıka kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2014 tarihli ve 2011/61 Esas ve 2012/2118 Karar sayılı ilâmına konu mahkûmiyet ilamının tekerrüre esas alınması mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul (Kapatılan) 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2015/568 Esas, 2016/57 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki tekerrüre esas alınan mahkeme bilgilerinin İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2014 kesinleşme tarihli ve 2011/61 Esas ve 2012/2118 Karar olarak eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın