4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, (kapatılan) Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 10.11.2016 tarihli ve 2014/17002 Esas, 2016/8799 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2019/3652 Esas, 2020/720 Karar sayılı ilamıyla talebin kısmen kabulü ile değişik gerekçe ile yine bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlular ...hakkında takip yaptıklarını, haklarındaki takipleri sonuçsuz bırakmak için dava konusu taşınmazlarını diğer davalı ...’ya devrettiklerinden bu tasarrufların iptalini istemiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.02.2014 tarihli ve 2012/157 Esas, 2014/42 Karar sayılı kararı ile; davacı ile davalı borçluların görüşmesi sırasında alacağını alamayacağını söylemesi, anlaşma sağlanamayınca taşınmazı ellerinden çıkardıkları, davalı ...’nın satış bedelini ödediğini gösteren bir delil ibraz edememiş olması karşısında yapılan işlemlerin mal kaçırma amacı ile yapıldığının anlaşıldığı, taşınmazların dava dışı şahsa satıldığından davanın bedele dönüştüğü davacının talebi ile bağlı kalınarak 126.990,00 TL'nin davalı ...’dan tahsiline diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 10.11.2016 tarihli ve 2014/17002 Esas, 2016/8797 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda,davalı borçlulardan sadece ...adresinde haciz yapılmış ve tutulan tutanak İİK’nun 105 niteliğinde geçici aciz belgesi niteliğinde ise de diğer borçlu adreslerinde yapılmış haciz ve alınmış bir aciz belgesi bulunmamaktadır. Bu durumda davalı ...dışındaki davalılar yönünden dava ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Davalı...’in davalı ... ile yaptığı tasarrufla ilgili olarak ise, ivazlar arasında fahiş fark olmadığı gibi davalı ...’nın borçlunun mali durumunu bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğu ispat edilmemiş olup, borçlunun bu amaçla hareket etmesi bir başka deyişle kötü niyeti yeterli olmayıp üçüncü kişinin bu amaçtan haberdar olduğunun ispatı gerekir. Davalı ...’nın İİK’nun 280.madde kapsamında davalılar ile akraba olduğu iddia ve ispat edilmediği gibi borçluları tanıdığı ve mali durumlarını bildiği veya bilmesi gerektiği de somut deliller ile ispat edilmemiştir. Tapu yazılı belge niteliğinde olduğundan burda yazılı olan bedelin davalı üçüncü kişi tarafından ödendiği kabul edilmeli, aksi iddianın ileri süren tarafından ispatı gerekirken anılan davalıya usule aykırı olarak ispat külfeti yüklenerek, bedeli ödediğini ispatlayamadığı gerekçesi ile reddi isabetli değildir. Bu durumda davalı... yönünden de davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir... " gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. Bozmadan sonra davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2019/3652 Esas, 2020/720 Karar sayılı ilamı ile; "1-Dosya içeriğine, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve 6100 sayılı HMK’nun geçici 3.maddesi 2.fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltme isteklerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın