7. Ceza Dairesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Katılan vekilinin sanık ...`e yönelik temyiz incelemesinde; Sanık ...`e gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasında vefat ettiğinin belirtilmesine ve UYAP`tan alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın karar tarihinden önce 14.10.2007 tarihinde öldüğü gözetilerek, hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık ... hakkındaki hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5237 sayılı TCK.nun 64.maddesi gereğince anılan sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Katılan vekilinin diğer sanıklara yönelik temyiz incelemesine gelince; Sanıklar hakkında teşekkül halinde kaçakçılık suçundan kamu davası açılmış olup sübutu halinde eylemin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı yasanın 45, 27/1-3.maddeleri ile, hüküm tarihinden önce 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasanın 3/ı-2, 4/ı-2, 5/1-2 ve 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı yasanın 3/14 ve 4/1.maddelerinde düzenlenen teşekkül halinde kaçakçılık suçunu oluşturacağı, 5607 sayılı yasanın 3/14.maddesinde ihracat gerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi göstermek fiiline verilecek ceza “bir yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası” olarak öngörülmüş ve teşekkülü düzenleyen anılan yasanın 4/1.maddesinde de bu kanunda tanımlanan suçların ve kabahatlerin, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek cezanın “iki kat artırılacağının” belirtildiğine göre, teşekkül halinde kaçakçılık fiilleri için 5607 sayılı yasada öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırının 15 yıl olduğu ve teşekkül oluşturarak kaçakçılık suçunu işleyen failler hakkında, 1918 sayılı yasanın 27/1.maddesinde “on seneden onbeş seneye kadar ağır hapis cezasına” hükmolunacağı ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 5/1.maddesinde de “iki yıldan altı yıla kadar ağır hapis cezasına” hükmolunacağı belirtilmiştir. Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, her üç yasada öngörülen hürriyeti bağlayıcı ceza miktarlarına göre, 765 sayılı TCK.nın 102/3 ve 104/2.maddeleri uyarınca olağan dava zamanaşımı süresinin 10 yıl olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 15 yıl olduğu dikkate alındığında, olayda suç tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, teşekkülün oluşup oluşmadığı tartışılmaksızın ve 4926 sayılı yasadaki düzenlemenin sanıklar lehine olduğu hususu da gözetilmeden, 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen sürenin dolduğundan söz edilerek davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın