8. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin altıncı fıkrası delaletiyle 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2016 tarihli ve 2016/246 Esas, 2016/465 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. Dava konusu olay, sanığın rahatsızlanarak hastaneye kaldırılması ile yapılan idrar tahlilinde uyuşturucu madde kullandığının tespitine ilişkindir. B. Sanık uyuşturucu madde kullandığına ilişkin ikrarda bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile doğrudan iddianame düzenlenerek açılan kamu davasından sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve bu nedenle ikinci kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilemeyeceğinden doğrudan açılan kamu davasında sanık hakkında temyiz konusu dosya kapsamında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri bulunmadığından Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı açılan kamu davasının olduğundan bahisle, 23.01.2016 tarihli inceleme konusu eylem nedeniyle doğrudan kamu davası açıldığının belirtildiği ancak, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sorgulamasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliği ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, bu evrakın incelenen dosya arasında bulunmadığı ya da kamu davasının ertelenmesi kararına ilişkin inceleme tutanağının da dosya arasında yer almadığı anlaşılmakla, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, söz konusu dosyanın/dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup, incelenen 23.01.2016 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2016 tarihli ve 2016/246 Esas, 2016/465 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın