1. Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Katılanlar vekili ile sanıklar ..., Şuayp, Savaş müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2022 tarihli ve 2020/208 Esas, 2022/85 Karar sayılı kararı ile; a. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında tasarlayarak öldürme suçlarından açılan kamu davalarında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği ayrı ayrı beraatlerine, b. Sanık ... hakkında tasarlayarak öldürme suçuna azmettirmekten 5237 sayılı Kanun'un 38/1, 82/1-a, 62, 53/1, 58/1. maddeleri gereği müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarına, c. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçuna yardımdan 5237 sayılı Kanun'un 82/1-a, 39, 62, 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.06.2022 tarihli ve 2022/647 Esas, 2022/851 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık Şuayp müdafii, sanık ... müdafii ile Cumhuriyet savcısının (sanık ... aleyhine) başvurusu ve re'sen yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; tüm sanıklar hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan ceza verilmesi gerektiğine, ceza miktarına, vekalet ücretine, 2. Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; mahkûmiyetlerin hatalı olduğuna, iştirakin ispatlanmadığına, kararın gerekçesiz olduğuna, ceza miktarına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanıkların savunmaları, tanık ve katılan anlatımları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre mahkemece gösterilen gerekçede isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. 28.03.2017 tarihinde maktul ...'ın işletmekte olduğu spor salonundan eşi ile çıktığı sırada, yüzü kapalı erkek şahsın dışarıdan gelerek kapıya yönelen maktule birden fazla el ateş ettiği, maktulün göğüs ve sırt bölgelerinden aldığı isabet sonucu üst ekstremite, göğüs ve omur kemik kırıkları ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü, yapılan araştırmalar sonucu maktulün 2015 yılında İstanbul Hasköyde yakalanan silahları ihbar eden kişi olarak düşünüldüğü, bu nedenle öldürülmesi konusunda plan yapıldığı, asıl sanık Okan'ın firar olması nedeniyle hakkında tefrik kararı verdiği, sanık ...'ün azmettiricisi olduğu eyleme sanıklar ... Şuayıp, Savaş'ın yardım ettiklerinin kabulü ile mahkûmiyetlerine, haklarında bu eyleme iştirakten dava açılan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır 1. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 30.09.2023 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. 2. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar ..., ..., ..., ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık ...'ın eylemi azmettirdiğine, sanıklar ... Savaş, Şuayıp'ın yardım eden sıfatıyla suça katıldıklarına dair mahkemenin takdir ve değerlendirmesinin deliller ile uyumlu olduğu, sanıkların eylemlerine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, mahkum olan sanıklar hakkında takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulandığı, uygulanması mümkün başkaca lehe hükmün bulunmadığı, haklarında beraat hükümleri kurulan sanıklar Ali ve Ufuk hakkında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile verilen beraat hükümlerinde isabetsizlik bulunmadığı, beraat kararlarının dosyadaki delillerle uyumlu olduğu, sanıkların savunmalarının aksinin kanıtlanamadığı, vekâlet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından; ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden; a. Sanık ...'ün kullandığı telefonun cinayette kullanılacak aracın temini sırasında olaydan 1 gün önce bu eylemden mahkum olan sanıklar Şuayip ve Savaş ile aynı yerden sinyal verdiği, sanık ... ile birlikte olay günü hareket ettiği, suça yardım niteliğinde eylemleri bulunduğu halde üzerine atılı suçun sabit olduğu gözetilmeden, delillerin takdir ve değerlendirmesinde hataya düşülerek tasarlayarak kasten öldürme suçuna yardımdan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi, b. Sanık ...'un cinayette kullanılacak aracın teminine çalışan kişilerden olduğunun aracı çalanlar tarafından söylenmesi, aracın teslim alınması sırasında olay yerinde bulunduğunun ifade edilmesi, savunmasında da sanık ...'ın kendisinden çalıntı araç istediğini, bu hususta aracılık ettiğini, aracın anahtarını ...'a teslim ettiğine dair savunmaları karşısında; üzerine atılı suçun sabit olduğu gözetilmeden delillerin takdir ve değerlendirmesinde hataya düşülerek tasarlayarak kasten öldürme suçuna yardımdan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi, c. Sanık ...'ın cinayette kullanılan aracın çalınması konusunda yardımı, çalınan aracın suçta kullanılmak üzere ...'a satılması, sanık ...'un aracı çalan kişilere "aracı temizleyin, bu araçla iş yapılacak, bunlar sıkıntılı kişiler" şeklinde bilgi sahibi olduğunu gösteren anlatımlarda bulunması karşısında; üzerine atılı suçun sabit olduğu gözetilmeden delillerin takdir ve değerlendirmesinde hataya düşülerek tasarlayarak kasten öldürme suçuna yardımdan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR 1. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde (1) numarada açıklanan "ölüm" nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.06.2022 tarihli ve 2022/647 Esas, 2022/851 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Gerekçe bölümünde (2) numarada açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.06.2022 tarihli ve 2022/647 Esas, 2022/851 Karar sayılı kararında sanıklar ... ...... ...müdafiileri ile katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 3.Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde (3) numarada açıklanan "sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.06.2022 tarihli ve 2022/647 Esas, 2022/851 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar ...... ...müdafiilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2.a maddesi uyarınca İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap