7. Ceza Dairesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 30 Temmuz 2003 gün ve 25184 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı kanunun 96. maddesiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa eklenen 341.maddesiyle "Çocuk teslimi hakkındaki ilamın veya ara kararının icrası sırasında çocuğu gizleyen yada ilamın veya ara kararının icrasından sonra tekrar kaçıran borçlu ile bu fiillere bilerek iştirak edenler, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikayeti üzerine, tetkik mercii tarafından, iki aydan altı aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılırlar" hükmü yürürlüğe girmiş olup, cezanın türü bakımından sanık yararına olan bu değişiklik gözetildiğinde ve; 18.05.2005 gün ve 25819 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5349 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3.maddesi ile değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7.maddesi uyarınca, sanığın eylemine uygulanabilecek müeyyide de idari para cezasına dönüştürüldüğü cihetle, hükmün BOZULMASINA, uygulanabilecek idari para cezasının miktarına göre 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20/2-d maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının dolmuş olması karşısında anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca ilgili kişiye İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 01.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın