8. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; I.HUKUKİ SÜREÇ A. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.11.2021 tarihli ve 2021/15910 Esas, 2021/51630 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 63 üncü 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/352 Esas, 2022/425 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2023/7 Esas, 2023/26 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri; Sanığın uyuşturucu satmak için değil, üzerindeki uyuşturucuyu birlikte kullanmak için iş yerine gittiğine, tanık İbrahim'in aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna ve sadece tanık beyanlarına dayanılarak eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, tanıkların sanığa iftira atmış olduğuna ve gerçekleşmiş bir uyuşturucu ticareti bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Dava konusu olay sanığın kullanıcı tanık...a uyuşturucu madde satmaya çalışırken tanık İbrahim tarafından yakalandığına ilişkindir. Dosyada mevcut olay ve yakalama tutanaklarına, sanık ve tanık beyanlarına göre, sanığın dosya kapsamında ele geçen uyuşturucu maddeyi temin ettiği ve tanık İbrahim'in iş yerine getirdiği anlaşılmıştır. Ele geçirilen maddelerin yapılan Kriminal incelemesi neticesinde metamfetamin etken maddesi ihtiva ettiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Her ne kadar sanık ... tanık...a uyuşturucu madde vermediğini üzerinde yakalanan uyuşturucu maddeyi tanık İbrahim ile birlikte kullanacakları savunmasında bulunarak üzerine atılı suçlamaları kabul etmemişse de; iddia konusu olayın sanığın olay günü tanık...un yanına giderek tanık...a madde verdiği esnada tanık İbrahim'in kolluk kuvvetlerine haber vererek sanığı yakalatması şeklinde gerçekleştiği tüm dosya kapsamı itibariyle sabit görülmüştür. Her ne kadar dosya kapsamında sanık hakkında herhangi bir ihbar veya fiziki takip bulunmasa dahi, tanık İbrahim'in yargılamanın bütün aşamalarında sanığın tanığa uyuşturucu madde verdiğini gördüğünü beyan ettiği, yine tanık...un da yargılamanın bütün aşamalarında ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığına yönelik beyanda bulunduğu, bu suretle tanıkların her ikisinin de aşamalardaki beyanlarının tutarlı olduğu ve birbiriyle örtüştüğü, sanık ...'in savunmaları incelendiğinde de olay günü üzerinde yakalanan uyuşturucu maddeyi tanık İbrahim ile birlikte kullanmak için getirdiğine yönelik savunmaları karşısında, ele geçen uyuşturucu maddeyi sanık ...'in temin ettiği sabit olduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirine ve gerekçesine göre 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri hususunda hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanığın tanık beyanları dışında uyuşturucu teminine yönelik cezalandırmaya yeter delil edilemediği aşamada, yanındaki 1 gram metamfetamini kullanmak için getirdiği ve tanık İbrahim'in bir miktar uyuşturucuyu cebine koyduğunu beyan ederek, uyuşturucu teminine ilişkin ikrarda bulunduğu bu beyanı ile kendi suçunun şüpheden uzak bir şekilde ortaya çıkmasını sağladığı anlaşıldığı halde, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanığın birlikte uyuşturucu kullandıklarını ve olay anında hazır bulunduğunu beyan ettiği tanık İbrahim'in ortağı olan Hayri'nin dinlenilerek sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2023/7 Esas, 2023/26 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap