44. Hukuk Dairesi

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu markaya ve tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıdır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı 03/06/2024 tarihli üçlü bilirkişiye ait raporda özetle;"markaya tecavüz ve haksız rekabet açısından: davacı dayanak markaları ile davalı fiili markasal kullanımı görsel ,sesçil, anlamsal olarak arşılaştırıldıklarında ve bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenime bakıldığında; markalarda yer alan ve asıl ve ayırt edici unsur olan...”, “....” “....” ve “....” ibarelerinin farklılık arz ettikleri ve karıştırılmayacakları tespit edildiği, Tescil koruması altında olan Davacı markalarındaki görseller ve ticari sunum şekli ile Davalının ticari sunum şeklinin benzerlik gösterdiği, zira; söz konusu uyuşmazlık konusu ürünlerin ambalajının benzer şekilde sarı/siyah renklerini içerdiği, renklerin kullanımı kimsenin tekelinde olmamakla birlikte, ambalajlarda kullanılan renklerin ve genel olarak kompozisyonun benzer olduğu, “nargile tütünü” ürününün bu şekilde piyasaya sunulacağına veya sunulması gerektiğine dair herhangi bir teamül, yasal zorunluluk ya da teknik açıdan gereklilik bulunmadığı, “...” ve “..” ibareleri, markalar arasında ayırtedicilik sağlasa da bu şekildeki ticari sunumun, ambalaj ve tasarımdaki benzerliğin görsel ve bütünsel açıdan ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açma ihtimalinin mevcut olduğu, zira ürün içeriğinin aynı olması ve aynı satış kanalından geçmesi nedeniyle bu riskin söz konusu olduğu ve ürünün piyasaya sunum şeklinin ortalama tüketiciyi yanıltabileceği, TTK m. 55/1-a-(4) bağlamında bir haksız rekabetten söz edebilmek için, dava konusu olay özelinde ele alındığında davalının, davacıların iş ürünleri ile karıştırılmaya yol açacak önlemler alması gerektiği, Davalının, davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir ticari sunum/kullanım sergilediği, bu sebeple, tespitler ışığında, davalının ticari sunumunun TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil edeceği,Tasarıma Tecavüz Ve Haksız Rekabet Açısından: Yapılan değerlendirme sonucunda davacı tarafa ait ... numaralı tasarım ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer algılandıkları, davalı kullanımının, davacıya ait .... numaralı tasarıma SMK 81/1-a maddesi uyarınca tecavüz niteliği arz ettiği , davacı tarafa ait ... numaralı tasarım ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, dolayısıyla davalı kullanımının, davacıya ait ... numaralı tescilli tasarıma SMK 81/1 a uyarınca tecavüz niteliği arz etmediği " görüşü belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. maddesi gereğince; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı) "İhtiyati tedbir talebi ve ihtiyati tedbirin niteliği" başlığını taşıyan 159. maddesinde, bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilecekleri, ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.Mahkemece davacının iddia ve taleplerinin yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı, ihtiyati tedbirin koşullarının oluşmadığı erekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup iş bu ara kararına karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Somut olayda; mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda, davalının, davacının ... no.lu tescilli tasarıma tecavüz teşkil eden ürün ambalajları yönünden karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilediği, tasarıma tecavüz ettiğine dair görüş bildirildiği, mahkemece bu tasarım yönünden yaklaşık ispatın gerçekleştiği gözetilerek bu tasarım yönünden ihtiyati tedbirin kabulüne karar verilmesi gerekir iken, ihtiyati tedbirin tümden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KISMEN kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, Davacının ... no.lu tasarıma tecavüz yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi için mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap