11. Ceza Dairesi

I- Sanık müdafiinin ... hakkında "görevi ihmal" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; Karakoçan PTT müdürlüğünde posta görevlisi olarak çalışan sanığın katılan adına çıkarılan davetiyeleri, 18.06.2002 ve 02.08.2002 tarihlerinde katılanın adreste bulunup bulunmadığını araştırmadan, görevinin gereklerine de aykırı hareket ederek sanıklar ... ve ...'a tebliğ etmesinden ibaret eylemin 765 sayılı TCK.nun 240. maddesinde yazılı görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturduğundan değişen suç vasfı nedeniyle sanığın eylemine uyan görevi kötüye kullanmak suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabii olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımının, suçun işlendiği 02.08.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanıklar ... ve ...hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik müdafilerinin temyiz isteminin incelenmesine gelince; Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde sanık ... Güçlü tarafından açılan Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki tanıma ve tenfiz davası nedeniyle düzenlenen dava dilekçesi ile gerekçeli kararın tebliğine ilişkin 18.06.2002 ve 02.08.2002 tarihli tebligatların katılan ile aynı adreste birlikte çalıştığından bahisle sanıklar ... ve çalışanı ...'a tebliğini sağlayarak, düzenlenen içeriği itibariyle sahte tebligatlarla ilam alınmasına neden oldukları anlaşılmakla tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Eski eşi olan katılan ...'dan Fransa Devleti Paris Asliye Hukuk Mahkemesinin 16 Ekim 2001 tarihli kararı ile boşanan sanık ...'in bu kararı tenfiz ettirerek nüfusa işletebilmek amacıyla Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada katılan adına çıkarılan davetiyelerin usulsüz olarak sanıklar ... ve ...'a tebliğini sağlayıp içeriği itibariyle sahte ilam alınması karşısında; eylemin Fransa'da verilen boşanma ilamının tanıma ve tenfizine ilişkin kararın yasal ve usulüne uygun olarak da alınabilecek olması nedeniyle yabancı ülke mahkemesinden alındığı iddia edilen ilamın kesinleşip kesinleşmediği ve ilamın tanıma ve tenfizi için yasal koşulların oluşup oluşmadığı araştırılarak suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 347. maddesindeki (5237 sayılı TCK.nun 211. md) suçu oluşturup oluşturmayacağı tartışılarak sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması , Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen sanık ...'ın da yararlandırılmasına, 25.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap