7. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiği ile re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tarihinde kolluk görevlilerince Gaziantep şehirler arası otobüs terminali peronlarında yapılan kontrollerde, suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan Suriye uyruklu suça sürüklenen çocuğun durumundan şüphelenilerek suça sürüklenen çocuğa müdahale edildiği ve yanında bulunan 2 adet çantanın kendisine ait olup olmadığı, içlerinde ne olduğunun sorulduğu, suça sürüklenen çocuğun kendisine ait olduğu cevabını vererek, çantaları açarak görevlilere içlerindeki kaçak sigaraları göstermesi üzerine 47 karton kaçak sigaranın muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Suça sürüklenen çocuk müdafii ve tercüman eşliğinde alınan savcılık ifadesinde; kaçak sigaraları satmak için aldığını beyan ederek atılı suçu ikrar ettiği halde, sonraki aşamalardaki savunmalarında ise; kaçak sigaraları içmek için aldığını, savcılık ifadesini kabul etmediğini beyan ederek atılı suçu inkar etmiştir. Somut olayda; suça sürüklenen çocuk ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, yapılan arama işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil(eşya) dışındaki tek delilin suça sürüklenen çocuğun mahkeme aşamasında kabul etmediği, savcılık ifadesindeki soyut ikrarı olduğu, soyut ikrara dayalı olarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, dosya kapsamında suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetini gerektirecek nitelikte her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetildiğinde, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; 1.Kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında suça sürüklenen çocuğun isminin “...'' yerine “Muhammet Neyrabi” olarak yazılması, 2.Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap