7. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanığa verilen cezanın az olduğuna, nakil aracının müsaderesinin gerektiğine ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tarihinde kolluk görevlileri tarafından icra edilen yol kontrolü sırasında durdurulan, sanığın sevk ve idaresindeki malen sorumlu ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araçta, önleme araması kararı ile yapılan aramada, aracın orijinal olmayan deposunda 2.415,17 TL gümrüklenmiş değere sahip 600 litre ulusal marker seviyesi geçersiz kaçak motorin ele geçirilmiştir. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında; aracın kendisinde emaneten bulunuyor olduğunu, çiftçilikle uğraştığından kaçak akaryakıtı traktörde kullanmak üzere satın aldığını, ticari amacının bulunmadığını belirtmiştir. Malen sorumlu beyanında; aracı sanığa haricen satmış olduğunu, ancak parasını alamadığını beyan etmiştir. Makine mühendisi bilirkişi tarafından araca ilişkin olarak düzenlenen 24.10.2013 tarihli raporda; araçtaki deponun tadilatla büyütülmüş orijinal olmayan bir depo olduğu, akaryakıtın bulunduğu yerin gizli bölme olmadığı, aracın kasko değerinin 15.700,00 TL, piyasa değerinin ise 11.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 600 litre kaçak motorinin ele geçirilmiş olması, sanık çiftçilik amacıyla akaryakıtı satın aldığına ilişkin savunmada bulunmuş ise de; ele geçen akaryakıtın miktarı itibarıyla bu yöndeki savunmaya itibar edilmesinin mümkün bulunmaması karşısında, sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında atılı kaçakçılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki ''Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için, müsaderenin hakkaniyete uygun olması gerektiği, dosya kapsamına göre; suça konu eşyanın değerine göre nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve hakkaniyete uygun olmadığı dikkate alınarak nakil aracının iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekili temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın