7. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuk hakkındaki hapis cezasının koşulları bulunmadığı halde ertelendiğine, verilen cezanın az olduğuna, imha edilen sigaraların da müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; kararın usul ve esas yönünden kanuna aykırı olduğuna, lehe hükümlerin dikkate alınmadığına ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tarihinde, suça sürüklenen çocuğun yolcusu bulunduğu otobüste, kolluk görevlileri tarafından yapılan kimlik kontrolü sırasında, suça sürüklenen çocuğun oturmakta olduğu koltuğun altında, poşette görünür halde kaçak sigaralar bulunduğu tespit edilerek, yolculara kime ait olduğu sorulduğunda, suça sürüklenen çocuğun görevlilere kaçak sigaraların kendisine ait olduğu cevabını verdiği, akabinde poşetlerde bulunan 112 karton kaçak sigaranın muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. Bu olay nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Suça sürüklenen çocuk savcılık ifadesinde; kaçak sigaraların tamamının kendisine ait olduğunu, sigaraları Batman ilinde satacak olduğunu, beraber seyahat ettiği ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen arkadaşı ...'nun kaçak sigaralarla ilgisinin bulunmadığını belirtmiştir. Mahkemedeki savunmasında ise; kaçak sigaraların bir kısmının kendisine, bir kısmının ise ...'ya ait olduğunu, sigaraları Batman ilinde satacak olduğunu, savcılık ifadesini kabul etmediğini belirtmiştir. Ele geçen kaçak sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olması, suça sürüklenen çocuğun ticari amaca yönelik ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre atılı kaçakçılık eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan suça sürüklenen çocuğa, mahkemece 17.09.2020 tarihli bozma ilamı sonrası etkin pişmanlık ihtaratında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğa tebligat yoluyla "1/3" oranında indirim yapılacağına dair ihtarat yapılmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 2. Daha önceden hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan 10 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları gereği mahkûmiyetine karar verilmesi, 4. Suça sürüklenen çocuk hakkında 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca hüküm kurulurken aynı maddenin onsekizinci fıkrasının yanı sıra onuncu fıkrası uyarınca da yollama yapılması, 5. İmha edilip edilmediklerine bakılmaksızın dava konusu kaçak sigaraların tamamının müsaderelerine karar verilmesi gerekirken, yalnızca imha edilmeyenlerin müsaderesi ile yetinilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap