7. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî düşme, kısmî onama Suça sürüklenen çocuk ve sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, suça sürüklenen çocuk ve sanım ... hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık ... hakkında ise eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanık ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın güvenlik güçleri tarafından durdurularak Hatay 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/184 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden araçta yapılan aramada, bidonlar içerisinde marker seviyesi geçersiz toplam 3.300 litre gümrük kaçağı motorin ele geçirilmiş olup, suça sürüklenen çocuk ve sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Ele geçen gümrük kaçağı akaryakıt hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı ve akaryakıtın gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Sanık ... savunmasında, aracı mazot taşımak için emanet aldığını, akaryakıtları satmak için aldığını beyan etmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür. A. Suça Sürüklenen Çocuk Yönünden Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuklara yüklenen suç için öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre davanın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 5 yıl 4 aylık olağan, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, anılan Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan 22.10.2014 tarihli mahkûmiyet kararından, suça sürüklenen çocuklar hakkında temyiz incelemesine konu hükmün kurulduğu 02.07.2021 tarihine kadar 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeyerek yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık ... Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan 22.10.2014 tarihli mahkûmiyet kararından, sanık hakkında temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. C. Sanık ... Yönünden Tüm dosya kapsamına göre sanığın kullandığı araçta ticarî miktar ve mahiyette akaryakıtın ele geçirilmesi karşısında, atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR A.Suça Sürüklenen Çocuk ve Sanık ... Yönünden Gerekçe bölümünde (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk ve sanık ... hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanık ... Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın