7. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında 7242 sayılı Kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuk hakkında hapis cezasının ertelenmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle ve re'sen gözetilecek hususlarla usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun suç işleme kastının bulunmadığı gerekçesiyle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Suç tarihinde Gevaş Sulh Ceza Hakimliğinin 25.05.2015 tarihli ve 2015/119 Değişik İş sayılı önleme araması kararı uyarınca ... plakalı ... isimli yolcu otobüsünde seyahat eden ve suça sürüklenen çocuğa ait olduğu anlaşılan toplam 160 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/10-son maddeleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 31/3 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun alınan savunmasında, ele geçirilen sigaraları içmek amacıyla satın aldığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 11.601,00 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu olayda ele geçen 160 karton gümrük kaçağı sigaranın Daire uygulamalarımıza göre ticari miktarda olması, suça sürüklenen çocuğun savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılmış olması karşısında suça sürüklenen çocuğun eyleminin sübuta erdiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1. Dosya kapsamına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 6 ay 20 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 2. 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2-son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan suça sürüklenen çocuğa yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun yanıltılması ve bu itibarla hakkında ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, Dava konusu kaçak sigaraların müsaderesi sırasında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın