1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından .... plakalı .... motor numaralı .... şasi no'lu, 2020 model .... Midilli Tır-çekici, aracın 538.000,00-TL karşılığında .... San. Tic. A.ş'den 29/04/2020 tarihinde satın alındığını, 08/05/2020 tarihinde tescil işlemlerinin gerçekleştirilerek 21/05/2020 tarihinde trafiğe çıktığını, söz konusu aracın teslim alınma tarihinde sonra şirket otoparkına giderken 50 km'de aracın vites geçişlerinde gürültü oluşması, istop etmesi, koltuklarda hava kaçırma ve yol tutuşunda sıkıntı olması sebebiyle sorunlar çıktığını, yol yardımı talep edildiğini, araç 71 km iken ford yetkili servisine 29/05/2020 tarihinde teslim edildiğini, aracın 15 gün serviste kalarak onarım gördüğünü, aracın tamir edilerek düzeltilmesinin müvekkili şirket tarafından kabul edilemeyeceğini, aracın yetkili serviste kaldığı süre boyunca aracın günlük iş geliri 2.000,00-TL * 15 gün 30.000,00-TL'lik gelirden arhum kaldığını, bu nedenlerle açılan davanın kabulünü, 30.000,00-TL ticari kazanç kaybının ihtar tarihinden itibaren davalılardan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... Sanayi A.Ş.vekili cevap dilekçesinde; işbu davanın ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuğa tabi olup, tarafımızla ticari arabuluculuk kapsamında gerçekleştirilmiş bir arabuluculuk süreci bulunmadığını, bu itibarla her şeyden önce, ticari dava şartı arabuluculuk sürecinin yürütülmemiş olması ve aksi yönde bir asıl belge tutanak sunulmamış olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddini talep ettiklerini, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, ayıp ihbar süresine riayet edilmediğini, dava konusu aracın ayıplı olduğu iddialarını kabul etmediklerini, dava konusu araçta ayıp olarak nitelendirilebilecek maddi bir hasar ya da eksiklik de söz konusu olmadığını, davacı tarafın talep ettiği ticari kazanç kaybı somut delillere dayanmadığını, davacının seçimlik hakkını onarım yönünde kullanarak zaten tüketmiş olup başkaca bir seçimlik hakka başvurması hukuken mümkün olmadığını, somut olayda, davacının aracında var olduğu iddia edilen arızanın, onarımla giderildiği anlaşıldığını, davanın kabulü halinde davacının araçtan elde ettiği faydayı iadesi gerektiğini, ayrıca aracın tramer kaydı sorgusunun da yapılarak, aracın herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı ya da araçta değer kaybına sebebiyet verecek bir durumun oluşup oluşmadığının da ayrıca tetkik edilmesi gerektiğini, tüm itirazlarının reddi ile davanın talebinin kabulüne karar verilmesi halinde, eğer ki araçta müvekkil şirketin bir kusurlu bir eylemi ya da fiili olmaksızın meydana gelmiş bir değer kaybı var ise bunun tespit edilerek müvekkillere iadesi gerekeceğini, aksi durumun davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, davanın kabulüne veya aracın misli ile değişimine karar verilmesi halinde, aracın her türlü borçtan ari bir şekilde müvekkillere teslim edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın