12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2024/1582 E. , 2024/5704 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
DAVACI/3. KİŞİ : ...
DAVALILAR : ..., ..., ..., ..., Türkiye Halk Bankası Genel Müdürlüğü, ...
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi-3.kişinin, borçlu olan eşi adına kayıtlı taşınmaz üzerine çeşitli icra müdürlüğü dosyalarından konan haciz ile birlikte SGK İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ...’nin 6183 sayılı Kanun kapsamında yapmış olduğu takip nedeniyle konulan haczin ve ipoteğin kaldırılmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince; şikayete konu taşınmazın tapu kaydında ipotek bulunmadığı, meskeniyet şikayetinde bulunma hakkının yalnızca tapu maliki borçluya ait olduğu, borçlunun eşinin üçüncü kişi durumunda olup meskeniyet şikayetinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, şikayetçi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, işbu karara karşı şikayetçi vekili tarafından temyiz yoluna başvurulduğu görülmüştür. Temyiz itirazları yerinde değil ise de; Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde dava şartları düzenlenmiştir. Aynı Kanunu’n 115. maddesine göre ise mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde ise 6100 sayılı Kanunu’nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 17/04/2008 tarih ve 5754 Sayılı Kanun'un 52. maddesi ile değişik 88. maddesinin 16. fıkrası uyarınca, kurumun (Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı) süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu'nun 51., l02. ve 106. maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 Sayılı
Kanun'un uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. Aynı maddenin 19. fıkrası uyarınca ise, kurumun pirim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Somut olayda; diğer hacizlerle birlikte ...’nin 6183 sayılı kanun kapsamında pirim alacağının tahsili amacıyla yapmış olduğu takip nedeniyle şikayete konu taşınmaz üzerine konulan haczin de kaldırılmasının talep edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda bahsi geçen hacizle ilgili olarak uyuşmazlığın çözümünde 5510 sayılı Kanunun 88. maddesi gereğince kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi olan İstanbul İş Mahkemesi görevli olduğundan, İcra Mahkemesince; dava şartları arasında yer alan mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine, (verilecek karar 6100 sayılı Kanunu’n 362/1-c maddesi gereğince verildiği anda kesin olacağı için) 6100 sayılı Kanunun 20. maddesi gereğince kararın tebliğine müteakip 2 hafta içerisinde talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ
Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 26/12/2023 tarih ve 2022/3502 E. - 2023/3803 K. sayılı istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA, İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 18/03/2022 tarih ve 2021/6 E.- 2022/372 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.