9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacılar vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin ... Kurumuna ait olan ihale ile satışa çıkarılan ... ili ... ilçesi ... ... Bulvarı üzerinde yer alan binanın restore edilerek turizm yatırımı olarak faaliyete geçirilmek amacıyla kurulduğunu, binanın ihale ile dava dışı ... Ltd. Şti. adına alındıktan sonra kısmi bölünme yoluyla yeni kurulan ... Ve Turizm A.Ş'ye aynı sermaye ile konulduğunu, gayrimenkule ilişkin kredi de yeni kurulan şirkete aktırıldığını, yeni kurulan şirketin ortakları ... Ltd. Şti.'deki hisseleri oranında hisse sahibi olduklarını, bina bedelini ödemek için çektiğini krediye kefil olduğunu, davalı ...'nın müvekkili şirketin hissedarı olduğunu, şirket hisselerini muvazaalı bir şekilde ...'a intikal edildiğini, davalının şirketin 45.206.697,02 TL'lik sermayesinde 6.781.004,56 TL'lik toplam pay değerinin karşılığı 678.100.456 paya sahip olduğunu, kuruluşta şirketin ortakları ..., ... ..., ... ve ... olduğunu, ortakların ihale bedelinin ödenmesi için çekilen kredi taksitlerinin ödenebilmesi için her ay hisseleri oranında şirkete borç verip bu şekilde binanın bedelini ödemeyi planladıklarını, 2017 yılının Nisan ayından itibaren ...'nın taahhüt ettiği taksit paylarını ödememeye başladığını, ekonomik olarak battığını beyan ederek ortaklarla iletişimi kestiğini, kendisine ulaşılmadığını, davalı ...'un ...'nın hisselerinin kendisine devreldilmiş olduğunu beyan ederek şirkete ihtarnameler gönderdiğini, şirketin ortakları da hem davacının iddia ettiği gibi ortaklık hisselerini devralmış ise bunu şirket kayıtlarına intikal ettirebilmesi hem de ödenmeye taksit hisselerinin görüşebilmek amacıyla şirket genel kurulunun toplandığını, toplantı sonrası ...'un pay defterine kaydının yapıldığını, şirket ortaklarının ...'u ziyaret ederek şirketin kuruluş hikayesini, mali durumunu ve taksitlerin ödenme biçimini, ...'nın taksitlerini ödemediğini, ödenmeyen taksitlerin kendisi tarafından ödenmesi gerektiğini anlattıklarını, ...'un bunlardan haberi olmadığının, şirket yükümlülüklerinden kaçmasına yardımcı olduğunun ve kendisinin bunlardan haberi olmadığı için iyiniyetli 3. kişi gibi göstermeye çalıştığının anlaşıldığının, şirket ortaklarının tüm olumlu yaklaşımlarına rağmen davalılar ... ve ...'un şirketi ve ortakları bir daha muhatap almadığı gibi devraldığını iddia ettiği paya isabet eden kredi taksitlerinin de ödemediklerini, bankanın borçtan dolayı müvekkili şirketi sıkıştırdığını, bundan dolayı 15/02/2019 tarihinde Genel Kurulun toplandığını ve şirketin sermayesinin 24.000.000 TL arttırıldığını, davalı ...'un yeterince bilgilendirilmediği iddiasıyla .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile sermaye artışının yapıldığı gündemin 2 numaralı kararının iptali için dava açtığını, sermaye artırımına engel olmak için .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, davanın taraflar arasında sulh yapıldığı için sona erdiğini, buna rağmen davalı tarafın yine hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, gerçek niyetinin şirket hisselerini baskı ve ile şirkete ya da diğer ortaklara satmak olduğunu, davalının amacını gerçekleştirmek için .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile şirketin feshi ve payının satın alınarak şirketten çıkarılması talebiyle dava açtığını ve şirkete kayyım atanmasını talep ettiğini, davalının payına düşen ve ödemediği borcun 800.000 USD'yi aştığını, ... ve ...'un payına düşen borcun ödenmemesi nedeniyle borcun kur farkı nedeniyle şirketin 1.000.000 USD'den fazla borcunun oluştuğunu, ödenmeyen borçtan dolayı bankaların şirketi izlemeye aldığını, müvekkili şirketin ve ortaklarının kredi notlarının düştüğünü, şirketin borcunun yapılandırmaya gittiğini, yapılandırma nedeniyle daha fazla faiz borcu altına girdiğini, yapılandırma nedeniyle kullanılan 6.400.000 USD ve 3.000.000 USD'lik iki ayrı kredi nedeniyle oluşan 522.000 USD + 540.000 USD faiz borcu şirketin doğrudan zararı olduğunu, ortaklar arasında çıkan uyuşmazlıktan dolayı şirketin itibarsızlaştığını, davalı tarafın her genel kurulda muhalif olduğunu, davalı ...'un şirketin borç ödeme imkanlarını engellediği için şirketi 10.000.000 TL'den fazla zararı olduğunu belirterek müvekkili şirket için 75.000 TL maddi tazminatın ve müvekkili şirket için 1.000.000 TL, müvekkili ... için 500.000 TL ve müvekkili ... için 500.000 TL olmak üzere toplam 2.000.000 TL manevi tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; müvekkilinin hissesini diğer davalı ...'a devrettiğini ve devir tarihine kadar hissesi oranında şirkete borç vermeye devam ettiğini, devirden sonra ...'un şirket ortağı olarak kaydedildiğini, davacılarının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, yeni ortak olan davalının ödememiş olduğu taksitlerden dolayı müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin hisse devrinin gerçekleşmesiyle oluşan zarar arasında hukuken bir bağ bulunmadığını, davacılar aleyhine açılan davalarda müvekkilinin illiyet bağı bulunmadığından zararlardan sorumlu tutulamayacağını, dava dilekçesinde davalı ...'un açmış olduğu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyalarında kendi iradeleriyle hareket ettiğini ve bundan dolayı müvekkilinden tazminat talebinden bulunulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, ...'un açtığı şirketin feshi, payının satılması, kayyum atanması için .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ise müvekkilinin şirketle bir ortaklığı bulunmadığını, davacıların maddi çıkar sağlamaya çalıştıklarını, çekilen kredi miktarının yüksek olmasından dolayı kurumların şirketi ve ortakları izlemeye almasının müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasıyla alakalı bir durum olmadığını, davacıların tüm iddialarının soyut ve hukuki anlamda dayanaksız olduğunu, müvekkilinin şirketi maddi ve manevi zararına sebebiyet vermediğini ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; müvekkilinin ... A.Ş adlı şirkete 25/10/2018 tarihinde diğer davalı ...'nın tüm paylarının devri sonucunda 05/11/2018 tarihinde ve 2018/05 sayılı yönetim kurulu kararıyla ortak olduğunu, davacıların manevi tazminat talebini kabul etmediklerini, tazminatı talep edenlerin sadece şirket adına değil kendi adlarına da tazminat istediğini, TTK.nın 555. maddesi amir hükmü gereğince ortaklar tarafından tazminat talep edilemeyeceğinden dolayı davanın reddi gerektiğini, davacı şirket yerine diğer davacılar olan ... ve ...'ın dava ehliyetinin olmadığını ve davanın dava şartı eksikliğinden dolayı reddedilmesi gerektiğini, davacıların ve diğer ortakların müvekkiline bu şirkete ortak olduğu ilk günden bu yana 3. kişilerin de olduğu ortamda yüzüne karşı sermaye artışını yapacaklarını ve hissesini azalta azalta şirkete yatırdığı sermayeyi yok edeceklerini dediklerini, şirketin sermayesinin arttırılması için karar alarak müvekkilini zora düşürmeyi amaçladığını, müvekkilinin davacıların kötüniyeti karşısında ortaklık haklarını korumak amacıyla genel kurul kararlarının iptali için dava açtığını, ortaklığın feshi ile ortaklıktan çıkarılmasını istediğini, şirketin kredi miktarının yüksek olmasından dolayı şirketi ve ortaklarının banka tarafından izlemeye alması müvekkilinin kusurundan değil şirketi yöneten yönetim kurulunun kusurundan kaynaklandığını, talep edilen tazminat miktarı göz önüne alındığında davacı tarafın tazminat talebinin zenginleşme aracı olarak kullandığını, kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle oluşan zarar ve borçların yapılandırılması sonrası faizin ortaya çıkması nedeniyle oluşan zararlardan müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkememizde yapılan yargılamada taraf delilleri toplanmış, davacı şirketin ticari sicil dosyası celp edilmiş ve bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişiler Dr. Öğr. üyesi ..., Prof.Dr. ... ve Prof.Dr. ... Mahkememize sundukları 16/05/2023 tarihli raporlarında; davalılar arasındaki pay devrinin muvazaalı olduğunun ispatlanamadığını, davacı şirketin kurucuları arasında olduğu iddia edilen pay sahipleri sözleşmesinin davalı ...’u bağlamayacağını, davalı ...’nın pay sahipleri sözleşmesini ihlal etmesi sebebiyle tazminat sorumluluğunun doğduğunu, bu kapsamda diğer şirket ortakları tarafından ödenmesine rağmen hissesini devreden davalı ... tarafından ödenmeyen tutarın 2.672.363,70 TL olarak hesaplandığını, davalı ...’un, davacı şirketin sermaye artırımını geciktirmesi sebebiyle

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap