11. Ceza Dairesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen, katılan ile birlikte ortak olduğu şirkete ait karar defterinde 19.04.2004 tarihinde ortaklar arasında toplantı yapılıp, şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memurluğuna sanığın atanmasına, tasfiye işlemleri sırasında sanığın şirket unvanı altına münferiden atacağı imza ile temsil ve ilzama yetkili kılınmasına ittifak edildiğine dair sahte karar oluşturup, bu kararı da Üsküdar 2. Noterliğinin 21.04.2004 gün ve 14342 yevmiye sayısında tasdik ettirmekten ibaret eylemlerinde, noter onayında bir sahtecilik bulunmadığından fiillerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olduğu anlaşılan 765 sayılı TCK'nun 345. maddesine uygun bulunmakla değişen suç vasfına göre özel belgede sahtecilik suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun en son olarak işlendiğinin belirlendiği 21.04.2004 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan ile vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın