Danıştay 9. Daire Başkanlığı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1739 E. , 2024/1390 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
2.(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, Dörtyol Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden aldığı sahte faturaları beyanlarına yansıtarak ihracat istisnası kapsamında haksız katma değer vergisi iadesi aldığından bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016/Mart ila Haziran ve Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve 2016/Mart ila Mayıs dönemleri için bir kat, 2016/Haziran ve Aralık dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının faturalarını kullandığı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden anılan faturaların sahte olduğunun ispatlanamadığı anlaşıldığından, dava konusu katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının faturalarını kullandığı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden anılan faturaların sahte olduğu anlaşıldığından, dava konusu katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı; davacı adına 2015/Temmuz-Eylül dönemi için kesilerek 06/06/2016 tarihinde tebliğ edilen ve 2016 yılı içinde itirazsız kesinleşen vergi ziyaı cezası 2017 yılının başından itibaren tekerrüre esas alınabileceğinden, dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılması yönünden gerekçeli reddine, katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezası yönünden kabulüyle Vergi Mahkemesi kararının bunlara ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Alış yaptıkları firma hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, firmanın gerçek ticari faaliyetinin ve satışa hazır çok sayıda emtiasının bulunduğunun anlaşıldığı, yoklamalarda fiilen tespit edilen bu emtialar arasında firmadan aldıkları emtiaların da bulunduğu, aldıkları emtiayı ihraç edildiği ve ihracata ilişkin bir sorun yaşanmadığı, haklarında düzenlenen vergi inceleme raporunun eksik incelemeye ve varsayıma dayandığı, somut bilgi ve belgelerle desteklenmediği iddialarıyla, kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinde yer alan "... cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere..." ibaresinin tekerrürün uygulanacağı iki veya beş yıllık sürenin sona ereceği tarihin tespitiyle ilgili olduğu, ilk fiil için kesilen cezanın kesinleştiği tarihten itibaren takip eden yılın başına kadar olan süre içinde de aynı nev'iden bir ceza kesilmesini gerektiren fiilin işlenmesi durumunda anılan maddeye uygun şekilde cezanın artırımlı olarak uygulanabileceği, buna göre, 2016 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası 2017 yılının başından itibaren beş yıllık süre içinde kesilecek vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırımına esas alınabileceğinden, 2016 yılı vergilendirme dönemleri için 2020 yılında kesilen dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla, kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davalının temyiz isteminin gerekçeli reddi, davacının temyiz isteminin kabulüyle Bölge İdare Mahkemesi kararının katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY:
Davacı adına, Dörtyol Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden aldığı sahte faturaları beyanlarına yansıtarak ihracat istisnası kapsamında haksız katma değer vergisi iadesi aldığından bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016/Mart ila Haziran ve Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve Mart ila Mayıs dönemleri için kesilen bir kat, Haziran ve Aralık dönemleri için tekerrür nedeniyle artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinin 1. fıkrasında re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi inceleme yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlandıktan sonra aynı maddenin 2. fıkrasının 4 numaralı bendinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması hali re’sen tarh nedeni olarak kabul edilmiş olup, aynı kanunun 134. maddesinde de vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlenmiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu ifade edilmiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun "İhracat İstisnası" başlıklı 11. maddesinin 1/c bendinde, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisinin, ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen verginin terkin olunacağı, ihracatın yukarıdaki şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan verginin tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammıyla birlikte tahsil olunacağı; "İstisna edilmiş işlemlerde indirim" başlıklı 32. maddesinde ise, bu Kanun'un 11, 13, 14 ve 15. maddeleri ile 17. maddenin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinden indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen katma değer vergisinin, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca, tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda metni verilen Kanun maddelerinin değerlendirilmesinden de görüleceği gibi; yükümlülerin mal alışları nedeniyle yüklendiği katma değer vergilerinin, indirim ve iade konusu yapılabilmesi için faturaların gerçek bir mal alım satımı karşılığı düzenlenmesi gerekmektedir.
Vergilendirme işlemi yapılırken, kanuna uygun biçimlendirilen muamelelerin bu biçimselliğinin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukukî ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerekmektedir. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında, yemin hariç her türlü delile izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari konumları, iş yerlerinin durumu, arandığında bulunup bulunamamasına ilişkin tespitler olabilir. Gerçekleşmemiş teslim ve hizmetler dolayısıyla katma değer vergisi ödenmesi ve bunun sonucu olarak da bir vergi indirimi veya iadesi söz konusu olamayacağından, vergi indirimine veya iadesine dayanak teşkil eden faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ortaya konulmalıdır.
Davacının faturalarını kullandığı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda, mükellefin 06/05/2015 tarihinde ahşap kapı ve mobilya imalatı işiyle iştigal etmek üzere faaliyete başladığı ve rapor yazım tarihi itibarıyla faal olduğu, mükellef tarafından defter ve belgelerin incelemeye ibraz edildiği, 500.000,00 TL olan kurum sermayesinin tamamının kurucu ortak ... tarafından taahhüt edildiği, bu kişinin 11/05/2016 tarihli hisse devriyle tüm hisselerini ...'a devrettiği, mükellefe ait iş yerinde 19/02/2016 tarihinde yapılan yoklamada, yaklaşık 7000 adet üretimi tamamlanmış tv ünitesi, 10000 adet natamam tv ünitesi, hammadde olarak 6000 tabaka sunta-mdf bulunduğu, aylık sigorta bildirgesine göre 25 asgari ücretli işçinin çalıştığı, imalatta kullanılan makinaların alımına ilişkin katma değer vergisi hariç 18.000 TL tutarında fatura ve 2015/Aralık dönemine ait 405,60 TL tutarında elektrik faturası bulunduğu, hisse devri ve adres değişikliği nedeniyle yapılan 10/05/2016 tarihli yoklamada, iş yerinin, mülkiyeti ...'e ait fabrika binası olup, 1380 m² kapalı ve açık alandan oluştuğu, kira bedelinin yıllık 24.700 TL olduğu, 25 işçinin çalıştığı, iş yerinde 40 m³ civarında kapılık kereste ve demirbaş olarak 2 forklift, 2 sıcak pres, 2 kapı delik delme, 2 yatar daire ve 1 bantlama makinesinin bulunduğu, 05/08/2016 tarihli yoklamada, iş yerinin 2800 m² kapalı ve 500 m² açık alandan oluştuğu, 28 sigortalı işçinin çalıştığı, iş yerinde hammadde, ihracata hazır 9500 takım kapı, 2200 tv ünitesi, üretimde kullanılmak üzere demirbaş olarak 2 pres, 1 kasa, 1 dilme, 2 delme, 3 yatar, 1 bantlama, 1 forklift, 1 tutkallama, 1 hareleme, 1 mode bas kesme makinesinin bulunduğu, yoklama sırasında üretim faaliyetinin olmadığı, işçilerin montaj için ...İnşaatta bulunduğu, 28/11/2016 tarihli yoklamada, iş yerinde 24 işçinin çalıştığı, ancak yoklama sırasında 6 işçinin bulunduğu, 6 işçinin Nurlu İnşaatta, 4 işçinin de Turhan İnşaatta montajda olduğu, 8 işçinin ise ücretsiz izne çıktığı, iş yerinde üretim faaliyetin olmadığı, makinelerin bakımda olduğu, çalışır durumda 2 adet yatar makinesinin bulunduğu, kapı pres makinesinin çalışır durumda olmadığı, imalatı tamamlanan 800 adet panel kapı, yaklaşık 2000 adet panel kapı malzemesinin olduğu, imalatı tamamlanmış tv ünitesi ve malzemesi bulunmadığı, işlerin 3-4 aydır durgun olduğu, iş yerinin kira sözleşmesinin süresinin dolduğu, farklı bir iş yeri arandığı, mükellefe ait farklı bir iş yerinde 29/12/2016 tarihinde yapılan yoklamada, iş yerinin 500 m² olduğu, yıllık 8000 TL kirasının olduğu, 25 işçinin çalıştığı, ancak yoklama sırasında iş yerinde bulunmadıkları, iş yerinde 25 adet kapı ve 25 adet kapı kasasının olduğu, henüz üretime geçilmediği, mükellefin 2016 yılı için 13.722.002,42 TL katma değer vergisi matrahı beyan ettiği ve 1.081.684,98 TL ödenmesi gereken katma değer vergisinin hesaplandığı, 5.233.457,42 TL faaliyet kârı üzerinden 1.087.044,42 TL ödenecek kurumlar vergisi beyan ettiği, ancak mükellef tarafından ödenen toplam verginin 1.423,85 TL olduğu ve rapor tarihi itibarıyla ödenmesi gereken toplam vergi aslı borcunun 2.943.980,48 TL olduğu, mükellefin 2016 yılı mal alışı toplamının 6.965.472 TL olduğu, 2016/Ocak-Mayıs dönemlerine ait bir kısım alışlarını düzeltme beyannameleriyle dönem alışları içerisinden çıkardığı, kalan alışlarını yaptığı bir kısım mükellefler hakkında sahte fatura düzenleme fiiline nedeniyle vergi tekniği raporu düzenlendiği, mükellefin 2016 yılı mal satışı toplamının 13.720.646 TL olduğu, satış yapılan bazı firmaların katma değer vergisi iade taleplerinin reddedildiği, mükellefin banka hesap hareketlerinin incelenmesi sonucunda, çok kısa zaman aralıkları içerisinde hesabına yatırılan ya da hesabından gönderilen paraların, benzer tutarlarla belirli firma ve kişi hesaplarına aktarıldığı ya da belirli kişiler tarafından hesaptan çekildiği, bu işlemlerin gerçek bir ticaretin sonucunda değil, fiktif olarak gerçekleştirildiği (... Limited Şirketinden çıkan paranın, ... Ağaç Limited Şirketine veya Reyhan İthalat Limited Şirketine gittikten sonra mükellefe geldiği ve ... Limited Şirketine geri döndüğü), mükellefin üretim için gereken tüm makinelere sahip olduğu ve dışarıdan fason hizmet satın alınmadığı, tv ünitesi üretimi için ortalama bir buçuk ila iki buçuk tabaka sunta ya da mdf malzemenin kullanıldığı, mükellefin üretime sevkettiği ilk madde malzeme değerinin 7.810.989,01 TL, envanterine kayıtlı makine ve cihazların toplam değerinin 34.949,15 TL, enerji giderinin 4.792,54 TL olduğu, buna göre kayıtlarında yer alan fatura tutarları da dikkate alındığında, 22215 adet tv ünitesi üretmesi gerekirken, 5723 adet tv ünitesi ürettiği, panel kapılar için yapılan boya masrafı 440.000 TL civarında hesaplanmışken, kayıtlarına 1.826.642,30 TL olarak yansıtıldığı, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre 2016 yılında beyan edilen minimum 25 işçinin hiçbir yoklamada tam kadro fiilen üretim yaptığının görülmediği, oysa mükellefin satışlarının hemen hemen tamamı ihracat yapan firmalara olduğundan dışarıda montaj durumu gerektirmediği, üstelik işçilerin nerede olduğunun da anlaşılmadığı, yoklamalarda bulunmayan, ancak bilgisine başvurulan 4 kadın işçinin fabrikada çalıştıklarını beyan etmelerine rağmen, yapılan iş, çalışma ortamı ve arkadaşları hakkında yöneltilen sorulara tatmin edici cevaplar veremediği, mükellefin 2016 yılı içerisinde 3 farklı adreste faaliyette bulunmasına rağmen, mükellef tarafından ibraz edilen belgelere göre ödenen toplam kira bedelinin sadece 2.100 TL olduğu, kira ödemelerine ilişkin olarak mülk sahibi ile cari alacak-borç ilişkisi olduğu beyan edilmesine rağmen, durumu tevsik edici mahiyette belge ya da kayıt bulunmadığı, mükellefin iş yerinde yaklaşık 7000 adet üretimi tamamlanmış tv ünitesi ve 10000 adet natamam tv ünitesi ile hammadde olarak 6000 tabaka sunta-mdf bulunduğu belirtilmesine rağmen, satılan tv ünitesi adedinin 5723 olduğu, ayrıca dönem sonu stok değerinin 0 TL olduğu, dönem başı stokları ve mal alışları dikkate alındığında dahi belirtilen tutardaki ilk maddeden, üstelik iş yerinde bazı yoklamalarda fiilen işçi bulunmazken faturalarda yazılı ve beyan edilen miktarda mamül üretildiği iddiasının mantıklı olarak izah edilemediği, mükellef tarafından iş yerinde bulunduğu belirtilen mallar için fatura düzenlenmediği gibi yasal kayıtlarda akıbetine de rastlanmadığı, dolayısıyla bu malların gerçekten imal edildiğini kabul etmenin ticari ve teknik icaplara uymadığı, yoklamalarda görülen demirbaşlar ile yasal kayıtların uyumsuz olduğu, şöyle ki, forkliftler ve pres makinesinin kayıtlarda yer alan yaklaşık 35.000 TL tutarındaki (ki yasal temsilcinin kullanılan tüm demirbaşların firma aktifine kayıtlı olduğunu beyan etmesine rağmen) demirbaş arasında yer almadığı ve bu demirbaşların göstermelik olarak bulundurulduğu, mükellefin 2016 yılındaki üretim sürecine ilişkin saptamalara göre, üretilen toplam tv ünitesi sayısı ile toplam işçilik ve malzeme maliyeti birlikte değerlendirildiğinde, tv ünitelerini ortalama olarak 311 TL'ye üretip, hiçbir patent, tescil, know-how olmaksızın 1536 TL'ye satıldığı yönündeki iddiasının akla uygun olmadığı, satışların büyük kısmı şehir dışında faaliyet gösteren firmalara yapılmasına rağmen, nakliyeye ilişkin kayda değer bir izahat yapılamadığı, muhasebe kayıtlarında önemli sayılacak miktarda kayıt hatası bulunduğu ve bu durumun ticari ve teknik icaplara uymadığı, mükellefin bilanço hesabına göre yaklaşık 15.000.000 TL alacağı ve yaklaşık 10.000.000 TL borcu olmasına rağmen herhangi bir takip işlemi olmamasının, banka hareketlerinin eft-havale masrafları göz önünde bulundurularak cari hesapta izlenmesinden kaynaklandığı ve bu durumun banka hareketlerinin aslında fiktif olduğunu ispatladığı, mükellefin alış yaptığı firma temsilcisinin satış yaptığı firma temsilcisi ile baba-oğul ilişkisinin olduğu, mükellefin oğuldan aldığı ürünü babasına yaklaşık 5 katı fiyata sattığı iddiasının makul olmadığı, mükellefin 2016 yılında katma değer vergisi hariç toplam 282.410 TL tutarında sahte faturayı kayıtlarında yer vererek kullandığı şeklindeki tespitlere dayanılarak, mükellefin inceleme döneminde düzenlediği faturaların gerçek mal teslimi ve hizmet ifası olmaksızın komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturalar olduğu sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan tespitlere göre, davacının faturalarını kullandığı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında bazı olumsuzluklar bulunmakla birlikte, bu mükellefin hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu tarihi (18.12.2018) itibarıyla halen faal olduğu, defter ve belgelerini vergi incelemesine ibraz ettiği, tüm yoklamalarda yerinde olduğu, 19/02/2016, 10/05/2016, 05/08/2016 ve 28/11/2016 tarihli yoklamalarda yapılan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, iş yerinin üretim için yeterli büyüklükte olduğu, üretimi mümkün kılacak demirbaş ve makine ile işçiye sahip olunduğu, dışarıdan fason hizmet alımına gerek duyulmadığı, iş yerinde faaliyet konusuyla uyumlu ve genel olarak önemli miktarda hammadde ve mamul mal bulunduğu, vergi tekniği raporunda yer verilmeyen iş yer sahibinin ifadesinde, ilgili dönemdeki ikametinin mükellefe kiraya verdiği iş yerine çok yakın olduğunu, iş yerinde ağırlıklı olarak tv ünitesi ve biraz da panel kapı üretimi yapıldığını, kiraya verdikten sonraki ilk dört ayda çok yoğun çalışıldığını, daha sonra işlerin yavaşladığını, son iki-üç aydır kira almakta zorlandığını, malzemelerin tır ve kamyonlarla geldiğini, mamul malların ise tır dorsesi üzerinde konteynırlarla gittiğini, malların kimlere satıldığını bilmediğini, çalışanlardan ihraç edildiğini duyduğunu, iş yerinde yaklaşık 15-20 işçi olduğunu, iş yerinin yemekhanesi ve çayhanesinin de bulunduğunu beyan ettiği, yine ifadesine başvurulan dört işçinin, iş yerinde, yemek, çay, paketleme ve presleme işlerinde çalıştıklarını beyan ettiği, öte yandan vergi tekniği raporunda malların kimlere satıldığı konusunda bir tespit bulunmadığı gibi bu yönde bir inceleme ve araştırmanın da yapılmadığı, davacının mükelleften aldığı malların yoklamalarda fiilen görülen ve satışa hazır mallardan olduğu, davacı tarafından bu malların ihracat da bir sorun yaşanmadığı dikkate alındığında, mükellef tarafından davacıya düzenlenen faturaların sahte faturalar olduğu ispatlanamadığından, bahse konu teslimler nedeniyle iadesi alınan katma değer vergisinin geri alınması amacıyla yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına gelince, dava konusu vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından, davalı idare temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu katma değer vergisi ve bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının BOZULMASINA, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.