9. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin suça sürüklenen çocuk ... müdafii Av. ... tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından Tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihte gerçekleştirilen duruşmaya suça sürüklenen çocuk müdafiinin katılmadığı anlaşıldığından, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mağdure vekilinin suça sürüklenen çocuklar ... ve... hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerle sınırlı temyiz istemi yönünden, kayden 01.01.2001 doğumlu olup Mahkemece ifadesinin alındığı 22.01.2015 tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi ... ile babası ...'in suça sürüklenen çocuklar hakkında şikayetçi olmadıkları anlaşıldığından, mağdure vekilinin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Suça sürüklenen çocuk ... müdafileri ile suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istekleri yönünden; suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/4. maddeleri, şantaj suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 107/2. maddesi delaletiyle 107/1, 43/1, 31/3. maddeleri; suça sürüklenen çocuk ... hakkında şantaj suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 107/2. maddesi delaletiyle 107/1, 43/1, 31/3. maddeleri; sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 103/1,2. cümle, 31/3. maddeleri; suça sürüklenen çocuk ... hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1,2. cümle, 31/3. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/455 Esas, 2015/126 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 31/3. maddeleri uyarınca 10 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; şantaj suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 107/2-1, 43/1, 31/3, 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuk ... hakkında şantaj suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 107/2-1, 31/3, 52/2. maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ve 800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuklar ... ve...'in sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca suça sürüklenen çocuklar ... ve... hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan beraat hükümleri ile suça sürüklenen çocuklar ...ve ... hakkında şantaj suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafilerinin Temyiz İsteği Mağdurenin kemik yaşının yeniden tespitinin ve suça sürüklenen çocuk hakkında cezai ehliyetinin belirlenmesi bakımından gözlem ihtisas dairesinden rapor alınmasının gerektiğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, değişen mağdure ve kanuni temsilcilerinin beyanları ile buna uyarlanan tanık ifadelerinin hükme esas alınamayacağına, mağdurenin daha önceden de istismara maruz kaldığına, suçlayıcı ifadeleri bu şekilde öğrenmesinin kuvvetle muhtemel olduğuna, eylemin nitelikli istismar olmadığına, mağdure ile suça sürüklenen çocuğun sevgili oldukları dönemde öpüşmeleri nedeniyle eylemin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturabileceğine, bu suç yönünden de şikayetten vazgeçme bulunduğundan cezaya hükmedilemeyeceğine, cezanın failin geleceği üzerinden olası etkileri göz ardı edilerek takdiri indirim hükmünün suça sürüklenen çocuktan esirgenmesinin takdir hatası olduğuna, hakkaniyete aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuk hakkında olmayan video kaydı üzerinden şantaj yapılarak hüküm kurulmasının da çelişkiye neden olduğuna ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği İddiaya konu video kaydının dosyada bulunmadığına, dolayısıyla böyle bir video kaydı öne sürülerek mağdureden maddi veya manevi talepte bulunulmadığına, mağdurenin suça sürüklenen çocuk hakkında şantaj olgusundan bahsetmediğine, unsurları itibarıyla oluşmayan şantaj suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuklar ...ve ... Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden 1. On beş- on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocukların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 107/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.04.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Bozma-düşme sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Mağdure Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve... Hakkında Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümlerle Sınırlı Temyiz İsteği Yönünden Kayden 01.01.2001 doğumlu olup Mahkemece ifadesinin alındığı 22.01.2015 tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi ... ile babası ...'in suça sürüklenen çocuklar hakkında şikayetçi olmadıkları anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/455 Esas, 2015/126 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ... müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk ... müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Suça Sürüklenen Çocuklar ...ve ... Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/455 Esas, 2015/126 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1.maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1,1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap