7. Ceza Dairesi
Bakaya kalıp 3 aydan sonra kendiliğinden gelmek suçundan sanık ...'ın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 63/1-A, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62, 50/1-a, 52/2.maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, yasal olanak bulunmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Derik Sulh Ceza Mahkemesinin 10.12.2009 tarihli ve 2008/17 Esas, 2009/90 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 26.07.2010 gün ve 49045 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 11.08.2010 gün ve KYB. 2010-186846 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 5739 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1.maddesi ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununa eklenen ek 10. maddenin 2. fıkrasında yer alan, "Bu Kanunda yazılı suçlarla ilgili olarak 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beş ila ondördüncü fıkraları uygulanmaz" şeklindeki düzenlemenin 01.03.2008 tarihli ve 26803 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi ve atılı suçun suç tarihinin ise 25.01.2005 olması karşısında, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının mümkün olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Derik Sulh Ceza Mahkemesinin 10.12.2009 tarih ve 2008/17 Esas, 2009/90 karar sayılı kararının CMK.nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine, 17.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın