10. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Adalet Bakanlığının 12.07.2021 tarihli ve 2021/9839 sayılı evrakı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2021 tarihli ve 2021/92780 sayılı tebliğnamesi ile kanun yararına bozma istemi üzerine, Dairemizin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/18647 Esas, 2022/4002 Karar sayılı kararı ile savunma alınmadan dosya üzerinden hükmün açıklanmasına karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verildiği, Sanık hakkında kanun yararına bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesine temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından; yapılan ön inceleme neticesinde, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.12.2013 tarihli ve 2013/117874 Soruşturma, 2013/45821 Esas, 2013/20532 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesinin, 26.03.2014 tarihli ve 2014/4 Esas, 2014/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmiştir. C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2015/49 Esas, 2015/261 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, karar, itiraz edilmeksizin 16.04.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleşmiştir. D. Sanığın denetim süresi içerisinde 20.02.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; sanık savunması alınmadan tensiple birlikte İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2020 tarihli ve 2020/104 Esas, 2020/107 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilmiş, hüküm, istinaf edilmeksizin 16.03.2020 tarihinde kesinleşmiştir. E. Adalet Bakanlığının 12.07.2021 tarihli ve 2021/9839 sayılı evrakı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2021 tarihli ve 2021/92780 sayılı tebliğnamesi ile kanun yararına bozma istemi üzerine, Dairemizin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/18647 Esas, 2022/4002 Karar sayılı kararı ile savunma alınmadan dosya üzerinden hükmün açıklanmasına karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir. F. Hükmün kanun yararına bozulmasından sonra, sanık savunması alınarak İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli ve 2022/773 Esas, 2023/613 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; verilen kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığının sorulup belirlenmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli ve 2022/773 Esas, 2023/613 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.05.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın