Sanığın bir başka suçtan başka yer ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunduğu esnada, mahkemece duruşmada hazır bulundurulmadan, istinabe yoluyla 28.05.2010 tarihinde savunması alınıp atılı suçlardan hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de, 5271 sayılı CMK.nun 196/2. maddesinde alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere istinabe yoluyla sorgunun yapılabileceğinin belirtilmesi, sanığın 28.05.2010 tarihli talimat yoluyla alınan savunmasında, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek istediğine dair bir beyanın bulunmaması, duruşmadan bağışık tutulabileceği hatırlatılması üzerine savunmasını yapacağını beyan etmesi ayrıca mahkemece dosya incelendiğinin ve araştırılacak başka husus kalmadığının belirtilmesi karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiş katılana ait kredi kartıyla farklı işyerlerinden alışveriş yaptığı anlaşılan sanık hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,