7. Ceza Dairesi

EK KARAR : Sanık ...'in temyiz isteminin reddi, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmı ek kararın onanması, kısmî düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükmün ve sanık ... hakkındaki ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; şoför olarak çalışması nedeniyle bir gün gecikmeyle temyiz isteminde bulunduğuna, temyiz isteminin reddine karar verilmesinden ötürü mağdur olduğuna, temyiz isteminin kabulüne karar verilmesine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkındaki hükmün olayın oluşuna ve gerçekleri kanunlara uygun düşmediğine, kararın hukuka aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 3.Sanık ...'in temyiz sebepleri; suça konu eşya ile ilgisi bulunmadığına, sürücü belgesi olması nedeniyle aracı kullandığını belirtilerek re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II.OLAY VE OLGULAR 1. 04.02.2014 tarihinde, önleme araması kararına istinaden, uygulama noktasından kaçan ve takip sonucu durdurulan, sanık ...’in sürücü, yanında sanık ...’in yolcu olarak bulunduğu, malen sorumlu adına kayıtlı 1993 model açık kasa kamyonda yapılan aramada, kasa kısmında 1.000 litrelik 12 adet tank içerisindeki toplam 12.000 litre kaçak motorin ele geçirilmiştir. Aynı gün soruşturma devam ederken sanık ... karakola gelerek, suça konu kaçak motorinin kendisine ait olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. 2.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ve 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 3.Sanık ... aşamalardaki savunmasında; amcaoğlu olan sanık ... ve akrabaları sanık ... ile birlikte sanık ...’a ait kamyon ile seyir halindeyken, suça konu motorini sanık ...’ın yol kenarındaki kişilerden satın aldığını, öncülük yapan sanık ...’ın yakalandıktan sonra karakola gelerek motorini sahiplendiğini, motorinin kendisine ait olmadığını beyan ederek, atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 4.Sanık ... aşamalardaki savunmasında; amcaoğlu olan sanık ...’in kullandığı araçtaki yükü, akrabaları sanık ... ile birlikte boşalttıktan sonra geri dönerken, suça konu motorini araçta kullanmak amacıyla satın aldığını, kendisinin araçla öncülük yaptığını, ortağı olan malen sorumlunun motorin alacağından haberi bulunmadığını, atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 5.Sanık ... aşamalardaki savunmasında; akrabaları olan sanıklar ... ve ... ile birlikte kamyondaki yükü boşalttıktan sonra seyir halindeyken, suça konu motorini sanık ...’ın yol kenarındaki kişilerden satın aldığını beyan ederek, atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 6.Malen Sorumlu beyanında; nakil aracının kendisine ait olduğunu, amcaoğlu sanık ...'in hayvancılık işinde kullanmak için aracı aldığını, ağabeyi sanık ... ve akrabası sanık ... ile birlikte gittiklerini ve suça konu motorini aldıklarını sonradan öğrendiğini, motorin alacaklarından haberi olmadığını beyan etmiştir. 7.Nakil aracında gizli bölme bulunmadığına, eşyanın hacim bakımından aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğuna, nakil için gerekli olduğuna ve aracın piyasa değerinin 25.000,00 TL olduğuna ilişkin bilirkişi raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır. 8.Sanıkların savunmaları, analiz raporu ve dosya kapsamına göre dava konusu eşyanın kaçak olduğu anlaşılmıştır. 9.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. III.GEREKÇE A. Sanık ... Hakkındaki Ek Karara Yönelik 20.05.2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen karara karşı sanık ...'in, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 28.05.2014 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu,1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ...'in temyiz isteği yerinde görülmemiştir. B.Sanıklar ... ile ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik 1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanıkların savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre; sanıklar ... ile ...'in eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar ... ile ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 3.... gün adli para cezası tayin edilip, artırım ve indirim nedenleri uygulandıktan sonra gün adli para cezasının paraya çevrilmesi gerektiği kuralının gözetilmemesi ve tayin olunan adli para cezasının 1 gününün 20,00 TL'den hesabı sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 inci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, 4.5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca 2 yıl 10 ay hapis ve 100 gün adli para cezası olarak belirlenen ... cezada, 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yarı oranında artırım yapılırken hesap hatası sonucu 4 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedildiği, bu cezadan 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği 1/6 oranında yapılan indirimle hapis cezasının 2 yıl 18 ay 15 gün yerine, hesap hatası ile 3 yıl 6 ay 15 gün olarak hesaplanmak suretiyle fazla ceza tayini, 5.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. IV.KARAR A.Sanık ... Hakkındaki Ek Karara Yönelik Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2014 tarihli ve 2014/148 Esas, 2014/288 Karar sayılı ek kararında, sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanıklar ... ile ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2014 tarihli ve 2014/148 Esas, 2014/288 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap