2297 sayılı Yargıtay Yasasının 14. maddesinde "Ceza Dairelerinin görevlerinin tayininde davadaki tavsif esas alınır. Muhtelif suçlara ait davaların en ağırını incelemeye yetkili daire görevlidir." hükmü yer almaktadır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere tavsif esas alınmalıdır. 01.06.2007 tarihli iddianamede sanığın "önceden aldığı tertibatla mağdurun kredi kartının ATM'ye sıkışmasını sağladığı, ancak henüz kredi kartını ele geçirip de para çekemediğinden bahisle nitelikli hırsızlığa teşebbüs suçundan dava açılmış olup, hırsızlık suçu tavsif edilmiştir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 gün ve 2010/17 Esas 2010/65 sayılı kararın da açıklandığı üzere kredi kartının, haksız olarak ele geçirilmesi hırsızlık, kullanılarak yarar sağlanması ise banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarını oluşturmaktadır. Bu itibarla iddianamede; sanığın sıkışmasını sağladığı kredi kartını henüz ATM'den alamadığının belirtilerek hırsızlık suçunun tavsif edilip, bu tavsife uygun sevke, temyizin kapsamına ve Başkanlar Kurulu kararları ile Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevi Yüksek 13. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin görevsizliğine, daha önce görevsizlik kararı veren Yüksek 13. Ceza Dairesi ile Dairemizin arasında doğan görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın, Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.