kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, .... Büyükşehir Belediyesi'nin iştirak şirketi olduğunu, .... Büyükşehir Belediyesinden ihale yoluyla aldığı işleri yapmak için İş Kanunu hükümleri çerçevesinde personel istihdam ettiğini, dava dışı .... isimli kişinin 18.10.2012 tarihinden 30.06.2016 tarihine kadar müvekkil işverenin temizlik işini üstlenen (alt işveren) davalı şirketler bünyesinde çalıştığını, bu kapsamda dava dışı .... tarafından İstanbul Anadolu .... İş Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyası ile işçilik alacaklarına ilişkin asıl işveren olarak müvekkiline karşı dava açıldığını, İstanbul Anadolu .... İş Mahkemesinin ... E. ... Karar sayılı ilamı ile müvekkilinin davacı ....'e Kıdem Tazminatı, İhbar Tazminatı, Yıllık İzin Ücreti Alacağı ve yargılama giderleri ile vekalet ücretini ödemesine karar verildiğini, İşbu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... E. ... Karar sayılı ilamı ile kesinleştiğini, bu kararı esas alarak dava dışı ....'in müvekkil şirkete karşı Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .. Esasa sayılı dosyasıyla ilamlı icra takibi başlattığını, işbu icra takibi neticesinde Bakırköy.... İcra Müdürlüğü'nün ...bank hesabına 21.351,83-TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket ile davalı şirketler arasında alt işverenlik sözleşmesi bulunduğundan, esasen yapılan bu ödemenin alt işverenliğin sorumluluk kapsamında olmasına rağmen, dava dışı ... isimli personelin işçilik alacaklarına istinaden müvekkili şirkete karşı açmış olduğu dava ve icra takipleri sonucunda müvekkili şirketin ödeme yaptığını, bu kapsamda müvekkil şirketin yapmış olduğu ödemelerin davalı şirketlerden müteselsilen rucüen tahsilini talep etmek zarureti doğduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketlerle İş Kanunu ve Kamu İhale Kanunu kapsamında "..... Alım İşi ihalesiyle" 2013- 2014-2015 ve 2016 yıllarında ekte sunulan hizmet alımı sözleşmelerini imzalamış olup, taraflar arasında alt işverenlik ilişkisi oluştuğunu, davalı şirketlerle imzalanan alt işverenlik sözleşmeleri müvekkil şirketin eski unvanı olan .... A.Ş. İle imzalandığını, "... Alım İşi" başlıklı yapılan alt işverenlik sözleşmelerinin teknik şartnamelerinde her türlü işçi- işveren uyuşmazlıklarındaki işçi hak ve alacaklarından alt işverenin sorumlu olduğuna ilişkin hüküm bulunduğunu, dava dışı ...'e işçilik alacakları niteliğinde yapılan ödemenin tamamından davalı şirketlerin müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğunu,bu nedenle 21.351,83- TL işçilik alacaklarına ilişkin 03.04.2019 tarihinde yapılan ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuen tahsilini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava dışı işçinin emeklilik sebebiyle işten ayrılarak kıdem tazminatının ödenmesi için davacı idareye müracaat ettiğini, davacı tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemesi sebebiyle iş bu dava ikame edildiğini, dava dışı işçinin tüm çalışması davacı kamu kurumunda geçmiş olup, sorumluluk da kamu kurumu olan davacıda olduğunu, 6552 sayılı yasa ile 4857 sayılı yasada yapılan değişiklikler sonrası kıdem, ihbar tazminatı ile ücret, izin, fazla mesai ve genel tatil alacakları yönünden yüklenici şirketin hiçbir sorumluluğu kalmadığını, tüm tazminat ve ücret alacaklarından ilgili kamu kurum ve kuruluşunun tek başına sorumlu olduğunu, kamu İhale Kurumu kararında da açıkça ifade edildiği üzere huzurdaki işbu dava ile müvekkili şirkete mevzuat ile yüklenmeyen bir külfetin rücu davası ile istendiğini, işbu davada talep edilen söz konusu alacaklar ve diğer giderler için işçilik kalemleri üzerinden ödenecek %3’lük tutarın iddia konusu düzenlemeden kaynaklanacak parasal tutarı karşılamayacağı izahtan yoksun bir mesele olduğunu, 4734 Sayılı K.İ.K. gereği teklif fiyatın içerisine kıdem tazminatının konulmasının hukuken mümkün olmadığını, dava konusu sözleşmeyle yapılan işler ihaleye çıkıldığında davacı tarafından bir idari şartname yayınlanmış ve müvekkilinin bu şartnameye göre ihaleye girdiğini, kurumca hazırlanan idari şartname sözleşmenin ayrılmaz bir parçası ve eki olup teklif fiyata dâhil hususların içinde nelerin yer aldığının tek tek sayıldığını, bu şartname gereğince; “Teklif Fiyata Dâhil Olan Giderler”; işçilik ücreti, 6 gün ve 45 saat üzerinden belirlenmiş olup yol ve yemek ücreti eklenmek suretiyle sınırlandırıldığını, davacının hem 6552 sayılı yasayla getirilen değişiklik başta olmak üzere tüm yasal düzenlemeler sebebiyle hem de müvekkili ile imzalamış oldukları sözleşme ve eki ihale dokümanları gereğince kıdem tazminatı için rücu hakkı bulunmadığını iddia ve talep ettiği görülmüştür. Davalı ... Sanayi ve Tic.Ltd.Şti. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasının görev, yetki, pasif husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve diğer usul ve esas yönlerinden kabule şayan olmayıp reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı kurum arasındaki sözleşme ve eklerinde müvekkili şirkete ihale kapsamında çalışacak personelin ücretleri dışında kıdem tazminatının da maliyetlendiğine yönelik herhangi hüküm bulunmadığından işçiye ödenecek kıdem tazminatlarından ihaleyi yapan kurumun sorumlu olacağını, bu konuda konunun yoruma açıklığından hareket eden yasa koyucu 6552 Sayılı Yasanın 8. Maddesi ile 4857 saylı İş Kanunun 112. Maddesi değiştirilerek işçinin kıdem tazminatından Asıl İşveren Kurum sorumlu tutulduğunu, Bu yasal düzenleme ile davacı kurumun rücu hakkı kalmadığını, müvekkili şirket ile davacı kurum arasındaki sözleşmede kıdem tazminatından müvekkili şirketin sorumlu olacağına yönelik herhangi bir hüküm bulunmadığını, devreden durumunda bulunan müvekkili şirketin kıdem tazminatından sorumluluğu işverenlik süresi ve bu sürenin sona erdiği tarihteki ücrete göre hesaplanacak kıdem tazminatı tutarı ile sınırlı olması gerektiğini, dava dışı işçinin o dönemdeki ücret bordrosu ve SGK kayıtlarının celbi gerektiğini, İşçinin ücretinin daha sonra olağan veya olağan dışı olarak artmasından müvekkil şirket sorumlu tutalamayacağını, ödeme yapan üst işverenin yaptığı ödemeyi hangi kriterlere göre ödediğinin denetime tabi tutulması, ödemenin işçi açısından sebepsiz zenginleşmeye yol açıp açmadığının da incelenmesi gerektiğini, dava dilekçesi içeriğinden dava dışı işçinin, hizmet alım sözleşmeleri ile alt işverenlerin işçini olarak ve bilahere de 01.04.2018 tarihinde itibaren ise kanun hükmündeki kararnameye istinaden, davacı kurumda daimi işçi kadrosuna geçirildiği, bu kapsamda dava dışı işçinin SGK hizmet cetvelinde alt işverenlerin yanından çıkış kodu olarak 39 (696 KHK ile kamu işçiliğine geçiş) bildirilip bildirilmediğinin tespiti gerektiğini, Zira 375 Sayılı Kanunun Hükmündeki Kararnamenin geçici 23. Maddesinde gereğince dava dışı işçi en son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan ettiği ve sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarak başvurduğu için davacı kurumda daimi işçi kadrosuna atanmış ve sigorta girişi 01.04.2018 tarihi itibarıyla davacı iş yerine girişinin yapıldığını, davacı tarafından, Kanunun Hükmündeki Kararnamenin 23. Maddesi uyarınca, daimi işçi kadrosuna geçirildiği 01.04.2018 tarihinden sonraki dönem dava dışı işçiye kıdem tazminatı ödenmesi gerekirken, Dava dışı işçi tarafından yasal olarak feragat edilen alt işverenlerin işçisi olarak çalıştığı dönemler için kıdem tazminatı ödenip ödenmediği incelenmesini" iddia ederek davanın öncelikle görevsizlik ve yetkisizlik nedeniyle reddini, aksinin kabulü halinde pasif husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve diğer usul ve esas yönlerinden reddini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, dava dışı ..., İstanbul Anadolu .... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında davacı şirket tarafından ödenen işçilik alacaklarından asıl işveren - alt işveren ilişkisi kapsamında davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu iddiasıyla rücuen tahsili istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyaları, SGK kayıtları, İstanbul Anadolu .... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf deliller toplanmıştır. -4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. -Dava konusu olayda da, anılan madde hükmü uyarınca davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle müteselsilen sorumludurlar. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. -İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Nitekim, TBK'nın 167. maddesinde “Aksi karşılaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Yani, müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. -Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Yargıtay 13. HD'nin 28.01.2014 tarih ve 2013/22286 E., 2014/2147 K; 25.02.2014 tarih ve 2013/23685 E., 2014/5067 K., sayılı ilamları ile Dairemizin 23.06.2014 tarih ve 3992 E., 4794 K.; 13.11.2014 tarih ve 9000 E., 7235 K; 30.10.2014 tarih ve 1137 E., 677 K; 26.10.2015 tarih ve 5859 E., 6854 K. sayılı ilamları da bu yöndedir. -Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi ile sözleşmenin eki niteliğinde bulunan idari ve teknik şartnamede, çalışan işçilerin hak ve alacaklarından hangi tarafın sorumlu olacağının açıkça düzenlenmiş olması halinde tarafların serbest iradeleri ile imzalamış oldukları sözleşme ve şartname hükümleri, tacir sıfatına haiz her iki tarafı da bağlayacaktır. -Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, her bir alt işveren kendi dönemi ile sınırlı olacak şekilde hesaplanacak olan bedelden tam olarak sorumludur. Eğer sözleşmede ve şartnamelerde bir hüküm yer almıyorsa bu durumda her bir alt işverenin sorumlu olduğu hesaplanan bedelden, davacı alt işverenlerle birlikte yarı oranında sorumludur. -Dosyada mevcut sgk ve iş yeri dosyaları, rücuen tazminata dayanak olan dava dışı 3. Kişiye yapılan ödemeler dikkate alınarak; işçinin her bir iş verenin yanında çalıştığı dönemlerin belirlenmesi, varsa ödenen yıllık izin ve ihbar tazminatları yönünden yalnızca son iş verenin sorumluğunun belirlenmesi, bunun dışındaki tüm işçilik alacakları yönünden işçinin çalışmış olduğu davalı alt işverenlerin kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumluluğunun belirlenmesi, yine asıl işverenin yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutar oranında hesaplama yapılması ve bu doğrultuda rücuen tazminat hesabının yapılması amacıyla, işçilik alacakları alanında uzman hesap bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 07/05/2024 tarihli raporda özetle; Bakırköy .... İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyasının ödeme emrinde Kıdem Tazminatı:7.860,60-TL-Geçmiş gün faizi 3.643,71-TL, İhbar Tazminatı:3.366,72-TL-Geçmiş gün faizi 79,69-TL, Yıllık İzin Ücreti:235,49-TL-Geçmiş gün faizi 5,63-TL, İlam Vekalet Ücreti:2.725,00-TL-Geçmiş gün faizi 20,83-TL, Yargılama Gideri:742,90-TL-Geçmiş gün faizi 5,86-TL olmak üzere toplam alacağın 18.686,43-TL olduğu, davacı tarafından icra dosyasına 03.04.2019 tarihinde 21.351,83-TL ödendiği, dava dışı ....'e ait hizmet döküm cetveli, işyeri ünvan listesi, işyeri tescil ve detay bilgileri, işe giriş ve işten çıkış bildirgeleri doğrultusunda davalı ... Ltd Şti'nin son işveren olduğu, yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatından sorumlu olduğu, kıdem tazminatı yönünden işçinin çalışmış olduğu davalı alt işverenlerin kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere, yine asıl işverenin yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu, hesaplamaların bu doğrultuda yapıldığı, bu kapsamda .... San. Ltd. Şti.'nin 5.590,30-TL, .... San ve Tic A.Ş.'nin 170,80-TL, ... Ltd. Şti.'nin 10.795,32 TL, ... Ticaret Ltd Şti'nin 1.198,85 TL, ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ise 3.596,56-TL yönünden sorumluluğunun bulunduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür. -Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Bu kapsamda somut olay bakımından yapılan incelemede; .... A.Ş. ... Alım işi birim fiyat alım sözleşmelerinin 22.maddesinde; "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin altıncı bölümünde belirlenmiş olup yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür." şeklinde olduğu, Teknik Şartnamelerde personellerle ilgili şartlar ve sorumluluklar başlıklı madde içeriğinde; "Sgk mevzuatı ile her türlü işçi ve işveren hakkındaki mevzuattan dolayı işçi alınması, işçi maaş ve diğer haklarının ödenmesi, işçi çıkarılması ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye ait olup ,idare bu konularda sorumlu sayılmayacaktır." Yüklenici;İş hukuku,Sgk mevzuatı diğer kanun ve yönetmeliklerden doğan yükümlülüklerini yerine getirmekte idare ile beraber mükelleftir." şeklinde şart yer aldığı görülmektedir. -Bu haliyle ilgi teknik şartnamede yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm mevcut olduğundan, davalı her bir alt işveren kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumludur. -Davacı şirket tarafından İstanbul Anadolu ..... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında kesinleşen karar ve icra takibi uyarınca kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, yargılama gideri ve vekalet ücreti olmak üzere 03.04.2019 tarihinde 21.351,83-TL ödendiği görülmektedir. -Dava dışı ...'in son işvereninin davalı ... Ltd Şti olması nedeniyle yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatının tamamından son işveren sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu, kıdem tazminatı ve diğer masraflar yönünden ise 07/05/2024 tarihli raporda da belirtildiği üzere davalıların kendi dönemleriyle sınırlı kalmak kaydı ile sorumlu oldukları, bu kapsamda davalı ... Sanayi Limited Şirketi'nin toplam 5.590,30 TL, .... Limited Şirketi'nin toplam 10.795,32 TL, ...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 3.596,56 TL, .... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ise 1.198,85 TL miktar ile sınırlı kalmak kaydı ile iç ilişkide sorumlu olduğu, davacı tarafın iş bu miktarlar yönünden rücuen tazminat talebinin yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Bununda yanında düzenlenen raporda ve evrakların incelenmesinde dava dışı işçinin .. San ve Tic A.Ş. 'de de hizmet süresinin mevcut olduğu ve fakat iş bu şirketin tüzel kişiliğine dava dilekçesi ile husumet yöneltilmediği anlaşılmakla, işçinin bu şirket nezdinde çalıştığı dönemler yapılan hesaplamalardan düşülerek bu doğrultuda kısmen kabul karar verilmiştir. -Bu kapsamda alınan rapor ve yapılan hesaplamalar doğrultusunda her bir davalının sorumlu olduğu belirlenerek, ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, davanın bu doğrultuda kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap