7. Ceza Dairesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık hakkında kararın gerekçesinde yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmaması, hüküm fıkrasında ise seçenek para cezasına hükmolunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına denilmek suretiyle çelişkiye düşülmesi ve önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının tartışılması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmaması halinde seçenek yaptırıma hükmedilmesi gerekir iken yazılı şekilde hüküm kurulması, kurum zararı giderilmediğinden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır. Hükümden önce 01/03/2008 gün ve 26803 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5739 sayılı Yasanın 5.maddesi ile yapılan değişiklikle, 5237 sayılı TCK.nun 50/6.madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Yasanın 106.maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infazda yetkisini kısıtlayacak şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi gereğince, hükümden "7-Sanığın adli para cezalarını ödemediği takdirde kalan cezanın 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 106.maddesi uyarınca hapse çevrilmesine" ilişkin kısmın çıkartılması ile hüküm fıkrasındaki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.10.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın