9. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında katılan mağdurelere karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2023 tarihli ve 2022/586 Esas, 2023/453 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık hakkında, katılan mağdure Beyza'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1. cümle, 103/1-3.cümle, 103/3-d, 43/1, 53 maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan mağdure ...'a yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/1-2.cümle, 103/1-3.cümle, 103/3-d, 53 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan mağdure ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. Verilen kararın sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure ... vekili, katılan mağdure ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanık aleyhine verilen beyanların çelişkili olduğuna, Adli Tıp Kurumunca yapılan tespitin maddi gerçeği yansıtmadığına, kabul anlamına gelmemekle sanığın mağdure Beyza’ya yönelik eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığına ve eylemin zincirleme surette işlendiğine dair delil bulunmadığına, sanığın atılı suçları derslerden sonra gerçekleştirdiği dolayısıyla görev esnasında herhangi bir eyleminin bulunmadığından 5237 sayılı Kanun'un 103/3-d maddesinin uygulanamayacağına, sanığın atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, kararın bozulmasına ve sair hususlara ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanığın her üç mağdureye karşı da atılı suçları işlemiş olduğuna, mağdure ...’a karşı gerçekleştirdiği eylemlerin sarkıntılık boyutunu aştığına ve zincirleme suç kapsamında olduğuna, mağdure ...’un ise adının böyle bir olaya karışmaması için sanığın kendisine karşı herhangi bir cinsel eyleminin gerçekleşmediğini beyan ettiğine, sanığın her üç mağdureye karşı gerçekleştirmiş olduğu atılı suçlardan üst hadden ve indirim uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ve sair hususlara ilişkindir. C. Katılan Mağdure ... Vekilinin Temyiz İsteği Sanığın mağdureye karşı gerçekleştirmiş olduğu eylemlerin sarkıntılık boyutunu aştığına ve birden çok kez tekrarlanıp zincirleme şekilde gerçekleştiğine, tanık beyanlarının da bu hususu doğruladığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın üst hadden cezalandırılmasına ve sair hususlara ilişkindir. D. Katılan Mağdure ... Vekilinin Temyiz İsteği Her ne kadar mağdure, beyanlarında sanığın kendisine karşı herhangi bir cinsel eyleminin olmadığını söylemiş ise de yaşamının ilerki dönemlerinde zor duruma düşmemek için bu şekilde beyan vermiş olduğuna, tanık ifadelerinin ve bilirkişi raporlarının sanığın mağdureye karşı cinsel eylemde bulunduğunu doğruladığına, sanığın beyanlarının tutarsız olduğuna, sanık hakkında verilen beraat kararının kaldırılarak cezalandırılması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında katılan mağdure ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen beraat kararının da isabetli olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. Suç tarihinin mahallinde 2022 Nisan - Haziran olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure ... vekili, katılan mağdure ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap