9. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında cinsel taciz suçunu (mağdure sayısınca) işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 105/1-c.2, 105/2-e maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/729 Esas, 2016/15 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan (mağdure sayısınca), 5237 sayılı Kanun'un 103/1-c.2, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İsteği Suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, suç olduğunu bildiği bir eylemi gerçekleştirmesinin mantık dışı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanığın, olay günü saat 08.10'da mağdure ........,'ya karşı, saat 12.45'te de mağdure ........,'ya karşı penisini teşhir etmesi şeklindeki fiziksel temas içermeyen eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 105/1-c.2, 105/2-e maddelerinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mağdure sayısınca cezalandırılması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması, 2. Kabul ve uygulamaya göre; iddianamede sevk maddesi olarak gösterilmediği halde temel cezalara dayanak oluşturan 5237 sayılı Kanun'un 103/1-c.2.maddesi için 5271 sayılı Kanun'un 226/1.maddesi gereğince sanığa ek savunma hakkı tanınmadan hükümler kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür. 3. Hüküm duruşmasına ait 19.01.2016 tarihli duruşma zaptına göre mağdurelerin sanığın bulunmadığı bir ortamda ifade vermek istemeleri üzerine duruşma salonunun boşaltıldığı, ifade alma işlemleri tamamlandıktan sonra tarafların yokluğunda alınan ifadelerin okunduğu, taraflara diyeceklerinin sorulduğu, nihayetinde de açık yargılamaya son verildiği belirtilerek hükümlerin açık duruşmada tefhim edildiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 182 ve 222/1-b. maddelerine aykırılık oluşturacak şekilde hükmün açık duruşmada mı yoksa kapalı duruşmada mı tefhim edildiğine dair herhangi bir şüphenin bulunmadığı, aleniyet ilkesine riayet edildiği gözetilerek Tebliğname'deki ayrıca bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321.maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın