9. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden, kayden 25.10.2002 doğumlu olan mağdurenin hükümden sonra ibraz ettiği 25.06.2020 tarihli dilekçesi ile vaki temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1,1. cümle, 3-a maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2017/5 Esas, 2018/288 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1,1. cümle, 103/3-c, 53. maddeleri uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın katılan Bakanlık vekili ile sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 09.10.2019 tarihli ve 2019/4455 Esas, 2019/11498 Karar sayılı kararı ile olayın intikal şekli ve zamanı, mağdure ile müştekinin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, savunma, müşteki anne ile sanık baba arasında ailevi sebeplerden dolayı husumet bulunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde yer alan sübuta ilişkin deliller ile dosya içeriğinin çelişmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanunun 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2020 tarihli ve 2019/350 Esas, 2020/86 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesinde yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddedilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Mağdure ile sanığın birbiriyle çelişen beyanları nazara alınarak Mahkemece resen araştırma ve inceleme yapılması yükümlülüğünün bulunduğuna, sanığın atılı suçtan Mahkumiyeti gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yokluğunda verilen kararın 10.06.2020 tarihinde Bakanlığa tebliğ edilmesi üzerine Bakanlık vekilinin, yasal süresi içerisinde, 15.06.2020 tarihinde UYAP üzerinden gönderdiği temyiz dilekçesi ile temyiz iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla Tebliğnamede katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Kayden 25.10.2002 doğumlu olan mağdurenin hükümden sonra ibraz ettiği 25.06.2020 tarihli dilekçesi ile vaki temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi gereği, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2020 tarihli ve 2019/350 Esas, 2020/86 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 /1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın