7. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın hükmü temyiz sebebi göstermeksizin temyiz ettiği anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 21.02.2014 tarihinde saat 13.00 sıralarında, kolluk görevlileri tarafından Van-Muradiye Ünseli Beldesi üzerinde önleme araması kararına istinaden icra edilen yol uygulamasında, şüphe üzerine durdurulan sanık ...'nün sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta Muradiye Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/32 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada, aracın arka koltuk ve bagaj kısmında toplam 650 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmas istemiyle kamu davası açıldığı belirlenmiştir. Sanığın aşamalarda atılı suçlamayı ikrar ettiği, 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelere ilişkin bozma ilâmı üzerine kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyecek gücü olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Suçta kullanılan nakil aracına ilişkin ruhsat sureti ve malen sorumlu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş yetkilisi beyanı dava dosyasında mevcuttur. Sanık hakkında 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de bu hususun infaz sırasında nazara alınması mümkün görülmüştür. Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapılmadığı cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak belirtilmesi gerekmekte ise de sanığın bu hususta herhangi bir ödeme iradesi göstermediği anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, savunmalar ve beyan içerikleri ve nakil aracına ait kira sözleşmesine göre dosya kapsamında malen sorumlunun iyiniyet iddiasını çürütebilecek delil bulunmadığı anlaşıldığından, nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğunu kabul edilerek iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın