7. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz süresinin başlangıcı hususunda sanık yanıltıldığından temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; belediyede geçici işçi statüsünde çalıştığına, orman ve harita konularında teknik bilgisinin olmadığına, dönemin belediye başkanının sözlü talimatı ile taş ocağı şantiyesinde ekip sorumlusu olarak geçici bir süre görev aldığına, görevinin şantiyedeki işçilerin çalışma şartlarına uyup uymadığını kontrol etmek olduğuna, çalışma sahasının belirlenmesinin kendi görevi olmadığına, vatandaşların güvenliği için şev düzenlemesi yapılmasının suç olduğunu düşünmediğine, taş ocağında 7-8 ay görev yapmasına rağmen tüm açma işlemlerinden sorumlu tutulduğuna, dosyada görevlendirme yazısı bulunmadığına, suça konu yerden faydalanmadığına, motorlu testereyle ağaç kesmediğine, ağaçların iş makinesiyle yıkıldığını bildiğine ve kararın bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Orman muhafaza memurları tarafından belediye taş ocağı tesislerinde yapılan incelemede 09.05.2013 tarihinde kontrolde taş ocağının üs kısmında kesili köklere rastlandığı, yapılan araştırmada ... isimli şahsın kestiğinin öğrenildiği, taş ocağı sahasında bulunan 6 kental emvalin yediemine alındığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında, belediye işçi zabıta olarak görev yapmakta olduğunu, belediyeye ait taş ocağında ekip sorumlusu olarak görev aldığını, 2-3 günde bir sahada çalışanları kontrol ettiğini, olay tarihinde ana yol güzergahında riskli bölgeleri almak için şev şeklinde alma yaptıklarını, çalışma alanının sınırlarını tam olarak bilmediklerini, kamu yararına çalıştıkları için de bu hususu sıkıntı etmediklerini, sınırın aşıldığı yerde çalı çırpı ve ince bilek kalınlığında ağaçlar olduğunu, iş makinesi ile bunların söküldüğünü, suç işleme kastı olmadığını, fiilen fen işleri müdürü olduğunu, açılacak alanın tespiti için normalde harita mühendisi çağırdıklarını ancak mühendis gelmeden elemanların çalışma yaptığını beyan etmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, dava konusu yerin orman parseli sınırları içinde olduğu, dava konusu yerde makineli çalışma yapıldığının görüldüğü tespit edilmiştir. Fen bilirkişisi raporunda ağaç kesilmek suretiyle açılan ve taş ocağı sahası olarak kullanılan alanın orman parseli sınırları içinde kaldığı, suç tutanağında belirlenen alan ile keşif sonucu yapılan ölçüme göre belirlenen alana ilişkin farklılığın açılan yeni sahalar olmasından kaynaklanabileceği belirtilmiştir. Orman İdaresinin 20.09.2015 tarihli yazısı ile ... Belediyesinin taş ocağı faaliyetlerine ilişkin izin belgesi dosyaya sunulmuştur. Tanık ..., iddia edilen suçla ilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Tanık ..., yaklaşık 10 yıl belediye başkanlığı yaptığını, bahse konu yerde kum ve çakıl kırma şantiyesi olduğunu, şantiye sorumlusu olarak sanığı görevlendirdiğini, bunun dışında bir bilgisi olmadığını beyan etmiştir. Tanık ..., 2013 yılı ekim ayına kadar fen ve imar işleri müdürü olduğunu, ancak kağıt üzerinde yetkisinin olduğunu, işlerden fiziki ve maddi olarak sanığın sorumlu olduğunu, sanığın kadro olarak fen işleri müdürlüğüne uygun olmaması nedeniyle şifai olarak sanığı fen işleri müdürü olarak tayin ettiğini, taş ocağındaki tüm kazıları yetkili olanın sanık ve yetki verdiği kişiler olduğunu, tüm kararların belediye başkanının verdiği yetkiye dayanılarak sanıktan çıktığını beyan etmiştir. Tanık ..., suç tarihinde sanığın fen işleri müdürü olarak görev yaptığını, yeni bir yer açılacaksa belediye başkanından izin alınmadan açılamayacağını, kendisinin fen işleri müdür vekili olduğunu, taş ocağı ile ilgili ...'nun görevlendirildiği beyan etmiştir. Tanık ..., fen işleri müdürü olan sanığın belediye başkanı emri dışında ruhsatsız alanda çalışamayacağını, hatalı olanın sanık olduğunu, alanın büyük ihtimalle belediye başkanından habersiz olarak açıldığını beyan etmiştir. Tanık ... sanığın dönemin belediye başkanından talimat alıp almadığını bilmediğini beyan etmiştir. ... Belediye Başkanlığının 16.06.2016 tarihli yazısında sanığın 09.05.2013 tarihinde zabıta amirliği bünyesinde geçici işçi statüsünde çalıştığı bildirilmiştir. Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçları işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Yediemine alınmayan ve müsaderesi talep edilmeyen motorlu testerelerin müsaderesine karar verilmesi, isabetli bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (13) numaralı bendinde yer alan "motorlu testerelerin" "ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap