8. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesi'nce verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.12.2022 tarihli İddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan kamu davası açılmıştır. 2.Şanlıurfa 3.Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 06.09.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir. 3.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin, 02.11.2023 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi'nce kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafinin temyiz istemi; suçun sübutuna, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, usul ve kanuna aykırı hatalı karar verildiğine, ilişkindir. 2.Sanığın temyiz istemi; suçun sübutuna, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesi'nin Kabulü İncelemeye konu olay; sanığın kullandığı cep telefonu numarası ile ilgili usulüne uygun olarak alınan iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması kararına istinaden yapılan tespitte, sanık ve tanık S.A. arasındaki telefon görüşme içeriğinin uyuşturucu madde satışı ile ilgili olduğu değerlendirilerek, sanığın ikameti önünde kolluk görevlilerince tertibat alındığı, tanık S.A.'nın sanığın evinin önüne gelerek sanık ile buluşup sanığın evine birlikte girdikleri, yaklaşık 15 dakika sonra tanık S.A.'nın evden tek başına çıkıp aracına bindiği ve aracın güneşlik kısmına bir madde koyduğu, aracın kesintisiz takibi yapıldığı, tanık S.A.'nın aracını park edip güneşlik kısmına koyduğu maddeyi pantolonun cebine koyduğu, usulüne uygun olarak alınan arama-el koyma kararına istinaden Emniyet ekibi tarafından tanık S.A.'nın yapılan üst aramasında pantolon cebinden beyaz kağıda sarılı net 1,5 gr eroin maddesinin ele geçirilmesi nedeni ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi'nin Kabulü İlk Derece Mahkemesi'nce kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Sanığın kullandığı cep telefonu numarası ile ilgili usulüne uygun olarak alınan iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması kararına istinaden yapılan tespitte uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin bilgi edinilmesi, Emniyet ekibi tarafından yapılan takipte tanık S.A.'nın para karşılığı sanıktan eroin uyuşturucu maddesini satın alması, tanık S.A.'nın soruşturma aşamasında alınan ifadesi, Tutanak mümzii tanıkların beyanları ve sanığın inkara dayalı mesnetsiz savunması ile tüm dosya kapsamındaki deliller karşısında, İlk Derece Mahkemesi'nin ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla, sanık ve müdafinin temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3.Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı" belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması, isabetli bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin, 2023/2200 Esas, 2023/1829 Karar ve 02.11.2023 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği, İlk Derece Mahkemesi hükmünün; hüküm fıkrasının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin 7. bendinde yer alan “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin” ibaresinden sonra gelmek üzere ve “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 3.Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın