7. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanığın cezalandırılması gerektiğine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, BİMER'e yapılan ihbarlar üzerine kolluk görevlilerince ihbara konu, fiilen sanığın işlettiği işyerine girildiğinde masa üzerinde görünür vaziyette gümrük kaçağı sigaralar olduğu görülerek muhafaza altına alınmış ve 350 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. 04.08.2015 tarihinde düzenlenen iddianame ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci, beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, işyerini kendisinin işlettiğini, ele geçen suça konu sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu beyan ederek atılı suçu ikrar etmiştir. Dosya kapsamına alınan iddianamelere göre, sanığın kaçakçılık suçuna ilişkin suç tarihi 08.12.2014, iddianame düzenlenme tarihi 05.02.2015, suç tarihi 20.12.2014 iddianame düzenlenme tarihi 12.01.2015, suç tarihi 30.11.2014 iddianame düzenlenme tarihi 12.01.2015, suç tarihi 01.02.2015, iddianame düzenlenme tarihi ise 03.03.2015 olan eylemlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, sanığın 08.12.2014 ve 20.12.2014 suç tarihli eylemleri ile işbu dosya kapsamındaki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suç oluşturacağı ve bahsi geçen iki eylemi yönünden zincirleme suç kapsamında ceza verildiği gerekçesi ile işbu dosya kapsamında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği görülmüştür. 1. Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 2022/10061 Esas sayısında kayıtlı İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2020/13 Esas, 2021/148 Karar sayılı dosyasında suç tarihleri 30.11.2014, 08.12.2014 ve 20.12.2014 olan eylemleri bakımından 12.01.2015 tarihli iddianameler ile hukuki kesintinin gerçekleştiği, anılan dosyada yer alan ve suç tarihi 01.02.2015, iddianame düzenlenme tarihi 03.03.2015 olan eylemi ile işbu dosya kapsamındaki eyleminin zincirleme suç kapsamında kalacağı cihetle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin değerlendirilmesi de yapılarak işbu dosyadaki 29.01.2015 suç tarihli eylemi nedeniyle mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, 2. Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi ve "müsadere" ifadesi yerine "zoralımı" ifadesinin kullanılması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan ceza verilmesine yer olmadığı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap