7. Ceza Dairesi

hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ NEDENLERİ 1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanık ... yönünden cezanın ertelenmesine, aracın müsadere edilmesi gerektiğine ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık ...'in temyiz nedenleri; suçsuz olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 06.11.2014 tarihinde önleme araması kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan kargo aracındaki mühür sökülerek yapılan aramada; bir kargo gönderisi içerisinde 100 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Kolluk görevlilerince yapılan araştırmalarda; gönderici şahıs olay tarihini kapsayan süreçte Diyarbakır ...'da bulunmadığını, askerlik görevini yaptığını, izinde olmadığını, kargo göndermediğini beyan etmiş ve Tokat Erbaa İlçe Jandarma Karakol Komutanlığından alınan cevabi yazının da şahsın beyanlarını doğruladığı anlaşılmıştır. Alıcı şahsın ad soyad bilgileri dışında bir bilgi bulunmadığından şahsa ulaşılamamıştır. Bu gerekçelerle gönderici ve alıcı şahıslar hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı verilmiştir. Bahse konu kargo gönderisinin ölçüm tartım işlemlerini yapan, kargonun ... şubesi çalışanı sanık ... ve şube müdürü sanık ... hakkında 19.10.2015 tarihinde düzenlenen iddianame ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmasında, kargonun ... şubesinde şoför olarak çalıştığını, gönderici ve alıcı şahısları tanımadığını, kaçak sigaradan haberdar olmadığını, atılı suçu kabul etmediğini beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında, kargo şubesinin müdürü olduğunu, şubede sürekli bulunmadığını, çalışanı ...'in bulunduğunu beyan etmiştir. ...'in yargılama devam ederken 02.03.2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. 11.04.2015 tarihinde önleme araması kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan ... plakalı kargo aracındaki mühür sökülerek yapılan aramada; 4 koliden oluşan bir kargo gönderisi içerisinde 307 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Kolluk görevlilerince yapılan araştırmalarda; gönderici şahıs kargonun gönderim yeri olan Diyarbakır ...'da bulunmadığını, kargo göndermediğini beyan etmiş ve suç tarihini kapsayan bir aylık HTS kayıtlarının baz istasyonunun da beyanlarını doğruladığı anlaşılmıştır. Bu gerekçelerle gönderici şahıs hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı verilerek kesinleştiği saptanmıştır. Alıcı şahsın ad soyad bilgileri dışında bir bilgi bulunmadığından şahsa ulaşılamamıştır. Bahse konu kargo gönderisini teslim alan kargonun ... şubesi çalışanı sanık ... hakkında 08.07.2015 tarihinde düzenlenen iddianame ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci, beşinci ve onuncu fıkraları ile aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, suça konu sigaraların yakalandığı kargo gönderisinin ölçüm tartım işlemlerini yaptığını, ancak kaçak sigara olduğunu bilmediğini, kargo şubesinde şoför olarak çalıştığını ifade ederek atılı suçu kabul etmemiştir. Malen sorumlu vekili, suçta kullanılan aracın sahibinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu, aracın iadesini talep ettiklerini ifade etmiştir. Her iki eylem nedeniyle kararların temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin sanık lehine olması nedeniyle dosyaların yerel mahkemelere iadesi sonrasında, hukuki ve fiili irtibat nedeniyle dosyalar birleştirilmiştir. Sanık ... savunmasında, kargo çalışanı olduğunu, denetleme yetkisinin de olmadığını, gönderici şahısları tanımadığını, atılı suçu işlemediğini, gümrük vergilerini ve gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödeyecek durumunun olmadığını ifade etmiştir. Sanığa 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerlerin denetlenmesinde; Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, birleşen dosyada eşyanın "pek hafif değer", ana dosyada ise eşyanın "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. A. Suçta Kullanılan Nakil Aracına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Ele geçen eşyanın miktarı itibarıyla suçta kullanılan nakil aracına ilişkin 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, Mahkeme tarafından nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Kamu Davasının Düşmesi Kararına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Mahkemece yargılama devam ederken sanığın 02.03.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması nedeniyle Mahkemece sanık ... hakkında ölüm nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Mahkûmiyet Kararının Temyiz İstemleri Yönünden 06.11.2014 ve 11.04.2015 tarihinde önleme araması kararlarına istinaden uygulama noktasında durdurulan kargo araçlarında ele geçirilen ve kargonun Diyarbakır ... şubesinden yüklenen kargo gönderilerine ait sevk irsaliyeleri üzerinde ölçen, tartan, kodlayan olarak ismi geçen kargo çalışanı sanığın aşamalardaki savunmalarında kargo şirketinde şoför olarak çalıştığı, alıcı ve gönderici şahısları tanımadığını, kargoları kontrol etme yetkisinin de bulunmadığını, kargolarla ilgisi bulunmadığını beyan ederek atılı suçu kabul etmediği, göndericilerin kimlik bilgilerinin kaydedildiği, kimlik bilgilerini bilen herhangi biri tarafından da işlemin gerçekleştirilebileceği, sanığın yalnızca bahse konu kargo gönderilerini görevi gereği teslim almasının atılı suçu işlediği yönünde şüpheden uzak delil niteliğinde olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Suçta Kullanılan Nakil Aracına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin karar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kısmının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kamu Davasının Düşmesi Kararına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Mahkûmiyet Kararının Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap