7. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi üzerine, 06.06.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı katılan ... İdaresi vekili tarafından, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 05.07.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır. Sanıkların temyiz istemleri üzerine, sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıkların temyiz nedenleri; suça konu sigaraları ticari amaçla almadıklarına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararına istinaden durdurulan, sanıkların bulunduğu araçta yapılan aramada 55 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanıklar savunmalarında, suça konu sigaraları içmek amacıyla aldıklarını, ticari amaçlarının olmadığını, bozma sonrasında gümrük vergilerini ve gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödeyecek durumlarının olmadığını ifade etmişlerdir. Sanıklara etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtaratın yapıldığı, kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan vekilinin yokluğunda verilip 06.06.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 05.07.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıkların Temyiz İstemleri Yönünden 1. Tüm dosya kapsamına göre, sanıklarda ele geçirilen gümrük kaçağı eşyaların miktarı itibarıyla sanıkların ticari amaçla suça konu eşyayı bulundurdukları, sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit kabul edilip haklarında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; a) 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanıklar hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adlî para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi, b)Katılan ... İdaresi lehine maktu vekalet ücretinin "sanıklardan eşit olarak tahsiline" karar verilmesi gerekirken, hangi sanıktan alınacağı da belirtilmeden "sanıktan tahsiline" karar verilmesi, dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıkların Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; 1. Hükmün sanıklar hakkında hapis cezasından çevrili adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda yer alan "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibarelerinin çıkartılması, 2. Hükmün, 4 numaralı, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmında yer alan "sanıktan" ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere "sanıklardan eşit olarak" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap