11. Ceza Dairesi
Yokluğunda verilen karar, 11.08.2009 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, anılan maddede belirtilen hususlar yerine getirilmeden yapılan tebliğatın usulüne uygun olmadığı ayrıca Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.11.2009 gün ve 2009/11-164 esas, 2009/275 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hüküm fıkrasında kanun yollarının süresi, mercii ve şeklinin CMK'nun 232/6. madde ve fıkrasına uygun olarak ve tereddüte mahal vermeyecek biçimde gösterilmiş olması gerektiği, somut olayda hüküm fıkrasında temyiz şeklinin açıkça gösterilmemiş olması nedeniyle, sanığın temyizinin öğrenme tarihine göre süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden, temyiz isteminin reddine ilişkin 25.03.2010 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen Türkiye Halk Bankası A.Ş.'nin müdahilliğine ve lehine vekalet ücretine hükmolunması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasındaki "575 TL vekelat ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" şeklindeki ibarelerin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. A.Ç.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın