20. Hukuk Dairesi
Dava, dava konusu kullanımların davacının marka ve tasarımları ile benzer olduğunun tespiti, markaya ve tasarıma tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, sonuçlarının ortadan kaldırılması, hükmün ilanı istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, birbirleriyle kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilerek ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınarak yapılan karşılaştırmada, dava konusu ürünün davacı adına tescilli 2019/04505 ve 2020/02864 sayılı tasarımlarla bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu davalının, davacı tasarımları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan davaya konu ürünü ticari amaçlı kullanması eyleminin davacının tescilli tasarımdan doğan haklarına tecavüz oluşturduğu, ayrıca dava konusu ürün, davacının daha önce satışa sunduğu "... ..." ibareli ürünü ile de taklit düzeyinde benzer olduğundan, davalının dava konusu eyleminin TTK'nın 54 ve devamı maddeleri uyarınca da haksız rekabet teşkil ettiği, diğer taraftan yargılama sırasında davalı tarafa çıkarılan tüm tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ ediliği, buna rağmen davalının davaya cevap vermediği gibi yargılamaya da katılmadığı, HMK'nın 357. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen savunmaların istinaf aşamasında ileri sürülmesinin ve yeni delillere dayanılmasının mümkün olmadığı, mahkemenin davalı tarafa ait tescilli tasarım bulunup bulunmadığı konusunda res'en araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, marka ve tasarım tescillerinin koruma kapsamı farklı olduğundan, davacının tasarımlarına tecavüz oluşturan ürün üzerinde davalının tescilli markasını kullandığı itirazının da yerinde bulunmadığı, kaldı ki dava konusu kullanımların tescilli markanın kullanımı mahiyetinde olmadığının dosya kapsamında anlaşıldığı, mahkemece hükümle birlikte tedbir kararı verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın