7. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlilerince devriye görevi sırasında sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyondan şüphelenilmesi üzerine, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, fatura ve sevk irsaliyesi sunulamayan 220 kg ceviz içi, 1950 kg kuru üzüm, 1640 kg badem içi, 2400 metre tül ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporuna göre, suça konu gıda maddelerinde üretici adı, adresi, üretim yeri, tarihi, orijin ülkesi gibi bilgilerin yer almadığı, suça konu tüllerin ambalajı üzerinde ingilizce ibarelerin yer aldığı ve yabancı orijinli olduğu tespit edilmiştir. Sanık savunmasında, aracı ile nakliyecilik yaptığını, eşyanın kime ait olduğunu bilmediğini ifade etmiştir. Suçta kullanılan nakil aracına ilişkin bilirkişi raporuna göre, suça konu eşyanın aracın hacim ve ağırlık olarak ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, piyasa değerinin 12.250,00 TL olduğu belirtilmiştir. Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa bozma sonrasında Mahkemece 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında etkin pişmanlık ihtaratının sanığın en son bildirdiği adresten farklı bir adrese tebliğe çıkarıldığı, tebligatın adreste tanınmadığından bahisle iade döndüğü ve sanığın savunması alınmadan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Suç tarihinde suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği cihetle, sanığa etkin pişmanlık kapsamında hüküm verilinceye kadar ödeme yapması halinde cezasında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği de dikkate alınarak usulüne uygun tebligat yapılması gerekirken, sanığın en son bildirdiği adresinden farklı bir adrese etkin pişmanlık ihtaratının tebliğe çıkarıldığı, usulsüz tebligat sonrasında sanığın beyanının da alınmadığı anlaşılmakla, eksik kovuşturma ile hüküm kurulması, 2. Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasından çevrili adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda taksit aralığı belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranılması, 3. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adlî para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi, 4. Kendisini vekil ile temsil ettiren ve usulüne uygun olarak davaya katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın