11. Ceza Dairesi
Davaya katılma hakkı bulunan ancak, sanık hakkında açılan kamu davasının ihbar olunmaması nedeniyle davaya müdahale hakkını elde edememiş şikayetçi idare vekilinin 5271 sayılı CMK.nun 260/2. maddesi uyarınca temyize hakkı bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede; 2003 yılında Kıncılar Köyü muhtarı olan sanık ...'ın 2003 ve 2004 yılı doğrudan gelir desteği ödemesinden faydalanabilmek amacıyla köy tüzel kişiliğine ait 260 ve 268 sayılı parsellerde kayıtlı taşınmazların kendisine kiralandığını gösteren sahte kira sözleşmesini kullanarak çiftçi kayıt formu düzenlediği, yine muhtarlık görevinin sona erdiği 2004 yılında, tapuda Emine Işık adına kayıtlı 177 parsel sayılı taşınmazı kendi mülkiyetindeymiş gibi göstererek çiftçi kayıt formu düzenleyip 2003 ve 2004 yıllarında haksız doğrudan gelir desteği ödemesini aldığının iddia edilmesi karşısında; suça konu belgelerin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 355. maddesinde özel olarak yaptırıma bağlanan "şahadetname" niteliğindeki belgelerden olduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek 2003 yılına ilişkin yazılı şekilde "memurun resmi belgede sahteciliği" suçundan mahkumiyetine, sanığın muhtarlık görevinin bulunmadığı 2004 yılına ilişkin ise belgelerin özel belge niteliğinde olduğu ve 765 sayılı TCK.nun 79. maddesi uyarınca dolandırıcılık suçu içerisinde eridiğinden bahisle sahtecilik suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi yasaya aykırı ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanığa yüklenen "şahadetnamede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, şikayetçi idare vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 2 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. S.T
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın