8. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.11.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2021/309 Esas, 2022/298 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl hapis ve 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/2782 Esas, 2022/2582 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri; Ele geçirilen uyuşturucu maddenin 2313 sayılı Kanun kapsamında olduğu belirtilmesine karşın sanık hakkında artırım yapıldığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, arama kararının hukuka aykırı olduğuna, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay, sanığın ikametinde ele geçen uyuşturucuların sanık tarafından ticaret amacıyla bulundurulduğu iddiasına ilişkindir. 2. Hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler bulunan sanığın Kocaeli 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2020/2800 değişik iş sayılı kararına istinaden kolluk görevlilerince ikametinde yapılan aramada 4 parça halinde daralı ağırlığı 190.9 gram madde ile çalışır vaziyette bir adet hassas terazinin ele geçirildiği belirlenmiştir. 3. Sanığa ait telefonda Kocaeli 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2020/2826 değişik iş sayılı kararına istinaden yapılan incelemede, bilgi sahibi olarak beyanı alınan ... ile whatsapp isimli uygulama üzerinden yaptığı yazışmalarda uyuşturucu madde ticaretine yönelik "abi vallaha dünki azdı verdim onu, bana kalmadı" şeklinde mesajlaşmaların olduğu ve aynı şekilde ... isimli şahısla "25 getir bana 3-4 güne veririm parayı" şeklinde uyuşturucu madde ticaretine yönelik yazışmaların olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır. 4. Sanığın ikametinde ele geçirilen maddenin İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 20.07.2020 tarih ve İST-KİM-20-22415 sayılı uzmanlık raporu uyarınca sentetik kannabinoidler grubunda yer alan MDMB-2201 etken maddesini içerdiği ve 2313 sayılı uyuşturucu maddelerin murakabesi hakkında kanun hükümlerine tabi maddelerden olduğunun belirtildiği ve ayrıca İstanbul Adli Tıp Kurumunun raporunda ele geçen hassas terazi üzerinde uyuşturucu bulaşığının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. 5. Sanığın hazırlık aşamasında alınan savunmasında özetle, ikamette ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu, bu maddeleri İstanbul ilinde Hakan Çolak isimli şahıstan 3.000,00 TL karılığında satın aldığını, bu maddeleri az miktar kullandığını, ikamette ele geçirilen hassas terazinin babaannesi tarafından oraya konulduğunu, babaannesinin terazi ile altın tarttığını, uyuşturucu madde kullandığını ancak satmadığını belirterek atılı suçlamayı kabul etmediğini belirttiği anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın ikametinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulundurduğu yönünde edinilen istihbari bilgi, yakalama üst ve ev arama ve el koyma tutanağı, sanık savunması, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğü'ne ait 20.07.2020 tarihli uzmanlık raporu ile dosyadaki tüm belge ve tutanaklar uyarınca, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, paket sayısı, gizlenme biçimi ile ele geçiriliş şekli göz önüne alındığında sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğinin sabit olduğu, ele geçirilen uyuşturucunun miktarı itibariyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve sanığın aynı suçtan sabıkalı kişiliği nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği ve sanığın ıslah olmaz kişilik yapısı, dosya kapsamı itibariyle geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları itibariyle hakkında takdiri indirim nedenlerinin takdiren uygulanmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın ikametinde yapılan aramanın Kocaeli 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2020/2800 değişik iş sayılı kararına istinaden yapılması nedeniyle arama ve arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığı ve sanıkta ele geçen sentetik kannabinoid türü uyuşturucuların 6638 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendine 04.04.2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak eklendiği anlaşıldığından sanığın cezasında artırım yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup, istihbari bilgi, sanık savunması, arama tutanağı, uyuşturucu maddenin ele geçirilme biçimi ile ele geçirilen uyuşturucunun miktarı ve paket sayısı birlikte değerlendirildiğinde sanığın kullanım sınırlarının üzerindeki uyuşturucuyu kullanma amacı dışında üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti kapsamında bulundurduğu gerekçesiyle verilen mahkumiyet hükmünde aşağıda belirtilen dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 5237 sayılı Kanun'un 58 inci ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre; birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması durumunda bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın adli sicil kaydında yer alan mahkûmiyetlerden ağır cezayı içeren Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/752 Esas ve 2017/294 Karar sayılı ilamı yerine Bölge Adliye Mahkemesince Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/178 Esas ve 2018/267 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/2782 Esas, 2022/2582 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Tekerrür uygulamasına ilişkin (10) nolu bendinin hükümden tümüyle çıkarılması ve yerine "Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/752 Esas ve 2017/294 Karar sayılı ilamı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan 3 yıl 4 ay hapis cezası nedeniyle, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altı ve ve yedinci fıkraları gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ancak sanığın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin bozma hükmünden önceki mahkumiyet hükmünde yer alan kazanılmış hakkı da gözetilerek, 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/131 Esas ve 2015/114 Karar sayılı ilamı esas alınarak belirlenmesine” ibarelerinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın