11. Ceza Dairesi
Yargıtay İBK'nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ile Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtekarlık suçunu oluşturacaktır. Türk Ticaret Kanununun 688. maddesi uyarınca bonoda tanzim tarihinin yazılı bulunması zorunludur. Dosya içerisinde örneği bulunan suça konu bonolarda tanzim tarihleri bulunmamaktadır. Bu itibarla, suça konu senetlerin bono vasfını taşıdığının kabulü mümkün olmadığı cihetle, özel belge niteliğinde bulundukları buna göre sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 345. maddesinde düzenlenen “özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı ve suçun işlendiği 16.03.2003 tarihinden hüküm tarihine kadar da 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerindeki zamanaşımının gerçekleştiği gözetilmeden yazılı şekilde "resmi belgede sahtecilik" suçundan karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, adli emanetin 2008/2562 sırasında kayıtlı suça konu senetlerin dosyada delil olarak saklanmasına 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın