3. Ceza Dairesi         2022/23798 E.  ,  2024/6893 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/2 E., 2020/880 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2018 tarihli ve 2018/54 Esas, 2018/235 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/880 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Tanık beyanları dışında somut delil bulunmadığına, tanık beyanlarının 2013 yılı öncesi zamana ait, soyut beyanlar olduğuna

3.Etkin pişmanlıkta bulunan, aynı suça ilişkin şüpheli veya sanık konumunda olan kişilerin beyanlarının ve teşhislerinin hükme esas alınamayacağına,

4.Tanıkların yüz yüzelik ilkesi gereği huzurda dinlenmesi gerektiğine, huzurda dinlenmeyen ve sanığın soru sorma hakkı engellenerek savunma hakkı sekteye uğratılan sanık ile ilgili tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine,

5.2013 yılı Nisan ayından sonra sanığın yapı ile bağını, irtibatını ortaya koyacak delil bulunmadığına,

6.Suçun unsurlarının oluşmadığına,

7.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

1.

Sanık müdafiinin 07.05.2024 tarihli dilekçesinde, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtmeleri karşısında; sanığa etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılıp ayrıntılı ifadesi alındıktan sonra gerekirse teşhis işlemi yaptırılıp verdiği bilgilerin doğruluğu ve faydalılılığı ilgili kurumlardan da sorulduktan sonra hukuki durumunun değerlendirilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasından sonra karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

2.Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil niteliğinde olan tanıklar ... H., Hasan D., ... Ş. ve, ... S.'nin doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafii huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’nin 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; sanığın tanıkları sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 180/1 ve 181/1 inci maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde 5271 sayılı Kanun'un 181/1 ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yanlış anlam yüklenerek yemin verilmeyen tanıklardan olmamasına rağmen tanıklar ... S. ve ... Ş.'nin yeminsiz olarak dinlenilmesi,

3.Hükümden sonra dosyaya geldiği anlaşılan ... ..., ... A., ... B., ... S., ... K., ... D., ... S., ... I., ... A., ... A., ... B., ... B., ... I., ... Ç., ... K., ... ... Y., ... Ş., ... A., ... A., ... ... Ş., ... T. isimli şahıslara ait ifade ve teşhis tutanaklarının, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.09.2021 tarihli 2021/147450 Soruşturma numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ve eklerinin ve yargılama aşamasında dosyaya gönderildiği ancak duruşma tutanaklarından sanık ve müdafiine okunduğu anlaşılamayan ve bir kısmı hükme esas alınan ... ... A., ... Ö., ... Ö., ... K., ... E., ... S., ... K. isimli şahıslara ait ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup, gerekirse söz konusu şahısların tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ile tüm beyan ve belgelerin tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

4.Kabul ve uygulamaya göre de;

a)Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

b)Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/880 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
13.05.2024 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Terör 5237 sayılı Kanun 235 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5271 sayılı Kanun 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu TCK md.58/9 K5271 md.217