11. Hukuk Dairesi 2023/2933 E. , 2024/5123 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının 20. sınıfı ve 35. sınıfta, tüm malların satışı hizmetlerini içerecek şekilde 2018/109910 numaralı “PİKNİK DÜNYASI” ibareli marka başvurusu yaptığını, yapılan itiraz neticesinde 20. sınıftaki bir kısım emtialar çıkartılmış ise de başvuru sahibinin karara itirazı sonrasında başvurunun 20. sınıfta da tesciline karar verildiğini, oysa başvuru ile müvekkilinin 2013/77744 sayılı "PİKNİK" ibareli markasının benzer olduğunu, dava konusu marka kapsamında 20. sınıfta yer alan emtiaların müvekkilinin itiraza mesnet markası kapsamında yer aldığını, yine dava konusu yapılan markada 35. sınıftaki 03, 04, 05, 08, 16, 20, 21, 22 ve 25. sınıf malların satışı hizmetlerinin bulunduğunu, bu malların tamamının satış hizmeti şeklinde olmasa da yine müvekkilinin mesnet 2013/77744 sayılı markasında aynen yer aldığını, YİDK kararında "piknik" ibaresinin bir kısım mallar için tanımlayıcı olduğunun belirtildiğini, ancak kararda bu bağlantı kurulurken, örneğin, sepet ile piknik sepeti arasında bağlantı kurulduğunu ya da genel olarak mobilyalardan pikniklerde kullanılan taburelere ulaşıldığını, karar içeriğinde sadece bu grup mallar için bir zayıflık yaratıldığını, sair mallar için ise ne şekilde bir zayıflıktan bahsedilebileceğinin zaten anlaşılamadığını, kaldı ki “piknik” kelimesinin zayıf ibare olarak belirlenmesinin dahi başlı başına hatalı olduğunu, halbuki "PİKNİK" markasının tek başına, tanımlayıcı kabul edilmeden, ihtilaf konusu tüm mallar için müvekkil adına tescil edildiğini, kaldı ki müvekkilinin markalarının kullanımla elde edilen bir bilinirliğinin dahi olduğunu, her ne kadar tanınmış marka başvuruları reddedilmiş ise de müvekkilinin markasına yaptığı yatırımların görülebileceğini, müvekkilinin markaları ile dava konusu marka arasında belirgin bir benzerlik bulunduğunu ileri sürerek, YİDK' nın 2019-M-7868 sayılı kararının 20. sınıf ve 35. sınıf altında yer alan 03, 04, 05, 08, 16, 20, 21, 22 ve 25. sınıf malların satışı hizmetleri bakımından iptaline ve yine aynı mal ve hizmetler bakımından 2018/109910 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı asil cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili yargılama aşamasında davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer oldukları, taraf markalarında ortak olarak bulunan ve markaların esaslı unsurunu oluşturan “piknik” kavramının genel anlamda 20. sınıftaki emtialar ile doğrudan tanımlayıcılık ilişkisinin bulunmadığı, "piknik" ibaresini gören veya duyan tüketicinin algısında hemen ve doğrudan bu emtiaların karakteristik bir özelliğinin şekillenmeyeceği, dolayısıyla bu kelimenin ilgili emtialarda ayırt edici vasfı bulunan, emtialar ile doğrudan bir ilişkisi bulunmayan ancak; Türkçe, yaratılmamış, somut kavramsal karşılığı bulunan bir sözcük olduğu, böylesi kelimelerin, ticaret hayatında faaliyet göstermek isteyen işletmeler için ilk akla gelen ve tercih edilen ibarelerden oldukları, dolayısıyla özgün ya da yaratılmış markalar kadar güçlü ayırt edicilikleri olmamakla birlikte, mal ve hizmet sektöründeki herhangi bir emtia ile ilişkilendirilebilir olmadıkları sürece ayırt edici vasfı bulunan ibareler oldukları, bu tür kelimelerin kullanılması suretiyle yaratılan markaların, bütünsel anlamda tüketicide bıraktıkları algı farklılaşmadıkları sürece, sonraki marka ile önceki marka arasında aynı ya da benzer emtialarda karıştırılma ihtimalinin şüphesiz doğacağı, bu bağlamda bu tür işaretler açısından “önce gelen alır ve korur” yorumunun yapılmasının doğru ve yerinde olacağı, bu bağlamda davacı yanın önceki tarihli “PİKNİK” esas unsurlu markası varken, davacı yanın tescilli markası ile aynı veya benzer nitelikteki mal ve hizmetlerde “PİKNİK DÜNYASI” şeklinde gerçekleştirildiği görülen dava konusu başvurusunun, davacıya ait “PİKNİK” markasını taşıyan ürünlerin satışının gerçekleştirildiği bir teşebbüsün adı izlenimini ilk anda yaratmasının kaçınılmaz olduğu, “sözcük + dünyası” şeklinde gerçekleştirilen kullanımların genellikle bir türe veya bir markaya ait ürünlerin satışının gerçekleştirildiği konsept işletme algısını yaratmaya son derece müsait olduğu, bu nedenle davacıya ait önceki tarihli "PİKNİK" esas unsurlu emtiaları gören, bilen ve bu emtialardan yararlanan ilgili tüketici kesiminin, davaya konu "PİKNİKDÜNYASI" ibareli mal ve hizmetleri gördüğünde, söz konusu markanın davacıya ait "PİKNİK" ibareli markanın aynısı veya serisi niteliğinde bir marka olduğu yönünde yanılsamaya düşeceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı olduğunu algılama ihtimalinde dahi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşeceği, dolayısıyla belirtilen mal ve hizmetler bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının koşullarının somut olayda oluştuğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle, "piknik" ibaresinin reddedilen malların tamamı bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, iltibas tehlikesi bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, "piknik" ibaresinin reddedilen mallar yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, önceki tarihli markanın ayırt ediciliği ne kadar düşükse karıştırılma ihtimalinin o oranda azalacağını, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında "PİKNİK" ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, başvuruda yer alan "DÜNYASI" ibaresinin başvuru markasını itiraza mesnet markalardan yeterince farklılaştırmadığı, yerel mahkeme kararında belirtildiği gibi emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, bu hali ile taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, başvuruyu gören tüketicilerin davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve hiç düşünmeden algılayamayacağı, aynı/benzer mal ve hizmetler yönünden YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı ... vekili ile davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; piknik ibaresinin kısmen reddedilen malların tamamı bakımından ayırt ediciliği oldukça düşük bir ibare olması hususu göz önüne alındığında markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, "piknik" ibaresi kısmen reddedilen malların tamamı bakımından ayırt ediciliği oldukça düşük bir ibare olması hususu göz önüne alındığında, markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.