Esas No
E. 2022/24005
Karar No
K. 2024/9368
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/24005 E.  ,  2024/9368 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/1246 E., 2020/776 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/130 E., 2019/210 K.

4....

SUÇ: Terör örgütü propagandası yapmak, 2911 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM: 1-Sanıklar ... ve ...'ın 3713 sayılı Kanun'un 7/2-1 inci cümle, TCK'nın 43/1, 62, 53, 63,

2.Sanık ...'nun 3713 sayılı Kanun'un 7/2-1 inci cümle, TCK'nın 62, 53, 63,

3.Sanık ...'nın 3713 sayılı Kanun'un 7/2-1 inci cümle, 7/2-2 nci cümle, TCK'nın 62, 53, 63

4.Sanıklar ... ve ...'nun 2911 sayılı Kanun'un 28/1,

TCK'nın 62, 53, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine dair istinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER :

Sanıklar müdafileri Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Dosya kapsamındaki eylem ve faaliyetleri itibariyle sanıklar ... ve ...'nun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi gerekirken beraatlerine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. I- Sanıklar ..., ..., ... ve ...'nın terör örgütü propagandası yapmak suçundan mahkumiyetlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Dosya kapsamı içerisinde yer alan inceleme ve tespit tutanaklarına göre, suç tarihi itibariyle herkese açık olan Facebook hesaplarında silahlı terör örgütü propagandası yapan sanıklar ... ve ... hakkında 3713 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanmaması; yine sanıklar ... ve ... hakkında sadece Facebook paylaşımları hükme esas alınarak temel ceza belirlenirken alt sınırdan hüküm kurulması ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca daha fazla artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması; aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanığın mahkumiyetine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,

II- Sanıklar ... ve ...'nun 2911 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkumiyetlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak; İlk Derece Mahkemesi tarafından sanıkların sadece katılmış oldukları 15.02.2016 tarihli basın açıklaması ve yürüyüş eylemine ilişkin değerlendirme yapıldığı da belirlerenerek;

İddianamede yer alan ve dosya kapsamı içerisindeki görüntü inceleme ve tespit tutanaklarına göre; sanıkların 15.02.2016 tarihli eylem haricinde farklı tarihlerde bir çok kez protesto eylemlerine katılmış oldukları; ancak yerel mahkeme tarafından gerekçede bu eylemlere yer verilmediği, bu eylemler açısından da sanıkların üzerlerine atılı 2911 sayılı Kanun'un 28/1 inci maddesinde belirtilen şekilde kanuna aykırı olarak yapılan gösteriyi düzenleme, yönetme veya düzenleyen ve yöneten kişilerin fiillerine iştirak etme suçlarının unsurları itibarı ile oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.