Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Dairemizin 27.10.2010 tarihli kararında, sanıklardan Nurittin Karaca 'nın sorgusunun yapılmasından sonra mahkemeye celbi üzerine Polis Merkezince düzenlenen 11.11.2006 tarihli tutanağa göre Kırgızistan'da çalıştığının belirlenmesi karşısında, yokluğunda verilen kararın adı geçen sanığa Tebligat Kanununun 25.maddesi yerine aynı yasanın 35.maddesine göre çıkartılan tebligat usulsüz olduğu gibi, yokluğunda verilen kararın tebliğden itibaren denilmek suretiyle yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin gösterildiği meşruatlı davetiyenin sanığa usulüne uygun olarak tebliği gereği için dosyanın tevdiine karar verilmesine rağmen yerel mahkemece Dairemiz kararının gereği yerine getirilmeksizin, Tebligat Kanununun 35.maddesi uyarınca aynı adrese yeniden yapılan tebilgatın da usulsüz olduğu ve adı geçen sanığa usulüne uygun karar tebliğinin yapılmadığı anlaşılmakla; Yokluğunda verilen kararın tebliğden itibaren denilmek suretiyle yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin gösterildiği meşruatlı davetiyenin sanığa usulüne uygun olarak tebliği ile temyiz edilmesi halinde dilekçe de eklendikten sonra dosyanın iade edilmek üzere mahallinde gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.