Aramaya Dön

Danıştay 9. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/3194
Karar No
K. 2023/4500
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/3194 E.  ,  2023/4500 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

DOKUZUNCU DAİRE

Esas No: 2021/3194
Karar No: 2023/4500
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü-...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017/Ocak-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen...tarih ... sayılı vergi tekniği raporu ile ... tarih ... sayılı vergi inceleme raporunda tespit edilen hususların birlikte değerlendirilmesinden; davacı şirketten yasal defter ve belgelerinin istenilmesine ve buna ilişkin yazının davacıya tebliğ edilmesine rağmen yasal süre içerisinde incelemeye ibraz edilmemesi, 2017 yılı vergi tahakkuk ve tahsilat oranının %12 olması, 2017 yılında tespit edilen 43 milyon TL civarı hasılatı elde edebilecek motorlu taşıt ve teçhizatının olmaması, yüksek cirolara ulaşmışken faaliyetini bir anda terk etmesi, yapılan karşıt incelemelerde tespit edilen hususlar çerçevesinde davacının yüklü miktarda mal alış ve satışı bildirdiği mükelleflerle gerçek bir ticari faaliyetinin olmaması gibi tespitlerden hareketle, mükellef tarafından 2017 yılından itibaren düzenlenen faturaların sahte faturalar olduğu ve komisyon karşılığı düzenlendiği sonucuna varıldığından davacı adına katma değer vergisi tarh edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, davacı tarafından 2017/Eylül dönemi 26.361,55-TL ve 2017/Ekim dönemi için 8.647,08-TL tutarında ödenecek katma değer vergisi beyan edildiği ve bu tutarların tahakkuk ettirildiği, bu kapsamda anılan tutarların mükerrer olduğu anlaşıldığından, cezalı tarhiyatın 2017/Eylül dönemine ilişkin 26.361,55-TL ve 2017/Ekim dönemine ilişkin 8.647,08-TL tutarındaki kısmında hukuka uyarlık, aşan kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezasının tekerrür yönünden arttırılan kısmı yönünden ise, tekerrüre esas alınan cezanın, 17/12/2013 tarihinde tebliğ edilip, 16/01/2014 tarihinde ihtilafsız kesinleşen 2013/Mart dönemine ilişkin kesilen vergi ziyaı cezası olduğu anlaşıldığından ve söz konusu vergi ziyaı cezasının kesinleşmesini takip eden, 2015 yılı başından itibaren beş yıl içinde vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren bir eylemde bulunulması halinde tekerrür hükümleri uygulanabileceğinden, 2017 yılına ilişkin kesilen dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, cezalı tarhiyatın 2017/Eylül dönemine ilişkin 26.361,55-TL ve 2017/Ekim dönemine ilişkin 8.647,08-TL tutarındaki kısımlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun değerlendirilmesinden; davacı şirketin vergi borçlarına ilişkin ödeme yapması, çalışanlarının bulunması, gerek alış gerekse satış yaptığı mükellefler hakkında düzenlenmiş vergi tekniği raporlarının bulunmaması, şirketin gerçek bir ticari faaliyet ile iştigal etmediğine ya da esas faaliyet konusunun sahte fatura ticareti olduğuna dair ilgili dönemlerde herhangi bir yoklama yapılmaması, muhasebecileri ile işçilerinin alınan ifadelerinde; davacının faaliyetine ilişkin olumlu beyanların yer alması, şirketin 2016 yılında yüksek tutarlı alış ve satış bildirdiği mükellefler ile 2017 yılında yüksek tutarlı alış ve satış bildirilen mükelleflerin tamamına yakınının farklı mükelleflerden oluşmasının, başka bir ifadeyle davacının 2016 yılında herhangi bir ticari ilişki içinde bulunmadığı mükelleflerden sonraki yıllarda yüksek tutarlı alış ve satış yapmış olmasının tek başına davacının sahte belge düzenleyicisi olduğunu da göstermemesi, vergi tekniği raporunda şirketin 2016 yılında ticari faaliyetinin varlığı kabul edilmesine rağmen sadece bir kısım mükellefler adına düzenlediği faturalar sahte belge olarak kabul edilmişken 2017 ile 2018 yıllarında düzenlediği tüm faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koyan somut ve yeterli tespitlerin mevcut olmaması gibi tespitler birlikte değerlendirildiğinde, şirketin sahte fatura düzenlediğinin somut tespitlere dayalı olarak net bir şekilde ortaya konulamadığı, dolayısıyla vergi tekniği raporunun eksik incelemeye dayandığı, davacı şirketin 01/01/2017 tarihinden itibaren düzenlediği tüm faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturalar olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığından, dava konusu tekerrür hükümleri uygulanmış üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmı kaldırılarak, bu kısım bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitler kapsamında davacı tarafından düzenlenen faturaların komisyon karşılığı düzenlendiği ortaya konulduğundan dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının temyiz isteminin reddine,

2.... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR VERGI Vergi Hukuku 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu K2577 md.50 K2577 md.49
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.